Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum. 

Ocak 2020 - kitaplar / ayın yazarı:Atilla İlhan

@ Eymir Gölü 2019'un sonlarında, utanarak, ilan ettiğim bir liste vardı. Bugüne kadar hiç okumadığım yazarlar listesi... 2020 yılını, öncelikle bu ayıbımı kapatmayla geçireceğimi de aynı yazıda duyurmuştum. Senenin 12 ayına uygun olsun diye, 12 isimden oluşan bir listeydi duyurduğum. Hatırlatmam gerekirse; 1. Yaşar KEMAL  2. Ivan Sergeyeviç TURGENYEV 3. Kemal TAHİR 4. Orhan PAMUK  5. Fernando PESSOA 6. Harper LEE 7. İhsan Oktay ANAR 8. Attila İLHAN 9. Mehmet EROĞLU 10. Şebnem İŞİGÜZEL 11. Vüs’at O. BENER 12. Halil CİBRAN 2020'nin başlaması ile birlikte listede yer alan yazarların kitaplarından okumaya başladım. Atilla İlhan'ın Fena Halde Leman adlı romanı, bugüne kadar okumamış olmamın hüznü ile bitirmeye yaklaştığım eser oldu.   Bir terslik olmaz ise, bir kaç gün içerisinde bloga ekleyeceğim Fena Halde Leman'ı okurken bir şairin yazdığı romanı okumanın ne kadar keyif verici olduğunu düşündüm. Hava durumunu, şehri, duygu durumun...

Ocak 2020 değerlendirmesi

2019'da başlayıp 2020'de sürdürdüğüm "planlar ve uygulamaları" dizisinde, 2020'deki ilk yazısına başlıyorum. 2020'deki hedefleri kısaca hatırlatayım: Osmanlıca öğrenmek, Kitap satın almamak, Her ay bir fotograf etkinliğini takip etmek, Bol spor (yürüyüş elbette, koşmak pek yaşıma uygun değil ne yazık ki) az yemek ikilisine devam etmek, Daha çok düşünüp daha az konuşmak (herhalde 2020'nin en zorlu hedefi bu) 2020'de, aylık değerlendirmelere de bir standart getirmeye karar verdim. Artık her ayın son pazartesi, o ayın değerlendirmesine dair notlarımı yayınlayacağım.  Gelelim ilk ayın değerlendirmesine; Osmanlıca öğrenmek yolunda, hızlı olmasa da, adımlar atıyorum. Çeşitli kaynakları kullanarak, vakit buldukça, çabalıyorum. Bu gidişle, hedefim sene sonuna kadar basit metinleri çözebilecek kadar öğrenebilmek. Kitap almama kararımı uyguluyorum. Geçenlerde kızım ile gittiğimiz sahafta hediye edilen kitabı saymazsak yeni kitabım yok. İş...

5G ve yayıncılık dünyasına etkileri

kedi merakınız eksik olmasın 5G ile ilgili herkes birşey söylüyor. Biraz körün fil tarifi gibi, herkes tuttuğu yere göre tarif yapıyor. Benim "tuttuğum yer" yayıncılık dünyası olunca, 5G'yi " broadcast " dünyasına etkileri açısından değerlendireceğim.  Baştan söyleyeyim, yazacaklarımı okuyup daha önce ortaya konulmamış gerçekler bulabileceğinizi düşünüyorsanız vaktinizi boşa harcamayın. Yapmaya çalışacağım, internetteki bilgileri bir araya toplayıp, Türkçe olarak yazmaktan ibaret olacak.  5G'nin yayıncılık dünyasına etkilerini anlayabilmek için sektöre yön veren kuruluşların 5G ile ilgili yaptıklarına bakmak gerekiyor. EBU'nun da dahil olduğu 5G M edia A ction G roup'un (5G MAG) oluşturulması önemli. 5G MAG'ın üyelerine baktığımızda  kamu yayıncılarından uydu işletmecilerine telekom devlerinden cihaz üreticilerine araştırma kuruluşlarından endüstri birliklerine geniş bir yelpazenin olduğunu görebiliriz. 5G'nin etkilediği tüm paydaşları...

15 Yıl Sonra Kongresi

İnsanBu.com sitesinden daha önceki yazılarımda bahsetmiştim . 2013 tarihli ilk yazımın ardından 2015 yılında, İnsanBu.com sitesi kurucusu Kaan Arslanoğlu ile bir e-söyleşi yapmıştım. Bir dönem benim de yazılarımın yayınlandığı İnsanBu.com , yeni bir yazı dizisi başlatıyor: 15 Yıl Sonra Kongresi .  Dizi yazının tanıtımında şöyle diyor Kaan Arslanoğlu: "15 yıl sonrasının dünyasını ve Türkiyesi’ni bugünden öngörmeye çalışacağız. 15 yıl sonraya bugünden notlar bırakacağız. 15 yıl sonrası için yaşadığımız dönemin güncesini yazacağız. Bu arada bugüne, bugünün eğilim, çevre ve şahsiyetlerine olumlu ve olumsuz değerlerini biçeceğiz. Siyaset, özellikle sol siyaset, geçmişte bir gençlik işiydi. Bugün her bakımdan yaşlılara kalmış durumda. Güncel siyaseti bir tarafa koyalım, dünya görüşü, yaşam anlayışı, insani ilişkiler bakımından giderek daha hızlanan değişim yaşanmakta, altımızdaki zemin hep kaygandı, artık adeta uçmakta. Kafamızdaki dünya ile, bizim doğrularımızla yeni nes...

Sınıftan Kaçış / Ellen Meiksins Wood

Kitabın tam adı Sınıftan Kaçış Yeni "Hakiki" Sosyalizm. Yordam yayınlarından çıkan Ocak 2011 tarihli üçüncü baskısını okudum. Türkçe çevirisini Şükrü Alpagut yapmış. Kitabın iç kapağında, bu çevirinin Oya Köymen tarafından gözden geçirildiği bilgisi verilmiş.  Kitabın içeriğine dair notlarıma geçmeden şu cümleyi okumanızı rica ediyorum: "Gerek üretim ve sömürü ilişkileri, belki de hiçbir zaman tarihsel süreçlerin belirlenmesinde olduğu için, sınıfların varlığının hiçbir engel oluşturmaması anlamında, bu hedeflerin başarılması için gerekli maddi ve toplumsal koşullar (daha önce hiç görülmemiş bir şekilde) bugün vardır. " s.234 Çeviri zor iş.  Wood'un eseri, adından da anlaşılacağı gibi, yeni "hakiki" sosyalizm olarak adlandırdığı akımın eleştirisi. Eseri okurken, eleştirilen akımların söylemlerini çok bilmediğimi fark ettim. Bu bakımdan öğretici oldu. Gene de keşke Yordam Kitap, yayıncı önsözü gibi bir bilgilendirme ile birlikte sunsaydı eser...

Victoria / Knut Hamsun

Açlık 'ın ardından Hamsun'dan okuduğum ikinci eser, Victoria oldu. Tur Yayınları'nın 1979 yılında yayınladığı baskısından okudum. Behçet Necatigil dilimize çevirmiş. Norveç'li yazar Hamsun'un 119 sayfalık kısa romanı bir aşk hikâyesi.  Aslında klasik bir konu, hatta bir dönem yerli filmlerin senaryosu: zengin kız - fakir oğlan, ailelerin isteklerine karşı koyamayan gençler ve mutsuz bir ömür. Fazla karamsar gelmiş olabilir son yazdığım cümle. Oysa Hamsun'un romanı karamsar değil, daha ziyade gerçekçi. Olmayacak düşler, sahte umutlar yok.  Romandan kısa bir alıntı ile bitireyim bu notları: "Evet, neydi aşk? Güllerin arasında esen bir rüzgâr, hayır, kanda bir sarı fosforlaşma. Hattâ ihtiyarların gönüllerini bile danslara uyandıran, cehennem sıcağı bir müzikti aşk. Yaklaşan gecelere açılan bir margarite benziyor, bir soluk karşısında kapanıveren, bir el değdi mi soluveren bir şakayıkı andırıyordu. Böyleydi aşk. Aşk bir insanı yere yıkabilir, onu t...

2020 kitapları ... planlar ... istekler

@Sahaf Kafe / Kadıköy - İstanbul En sevmediğin şey ne diye sorsalar, ilk aklıma gelen " plan yapmak " olur. Geçen sene ilk denemesini yapmıştım, pek ayrıntısı olmayan bir plandı . Bu yıl bir aşama ileriye gidip, 2020 boyunca okumayı umduğum yazarları belirleyerek ve hatta bununla kalmayıp sizlerle liste halinde paylaşarak başlıyorum seneye.  Sözü fazla uzatmadan, neden böyle bir listeye ihtiyaç duyduğumu da anlatayım. Kasım 2004'ten bu yana, iki kez ara vermeyi saymazsak, kesintisiz yazmayı sürdürdüğüm blogumda, 9 Ocak 2020 itibariyle 336 tane kitab a dair not paylaşmışım. Demek ki senede ortalama 20 kitap okumuşum. Son senelerde bu sayı artsa bile okuyabileceğimiz kitap sayısı sınırlı. Ömür, zaten sınırlı. Mutlaka okumak istediğim yazarların bir bölümünün, bugüne kadar hiçbir eserini okumadığımı da fark edince, bu yılı, " senelerin ayıbını kapatma yılı" ilan ettim.  Aşağıdaki listede 12 yazar ismi göreceksiniz. Sıralamanın bir anlamı yok. Bu yazarları...

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

Göksu Restaurant

Özellikle öğlen saatlerinde Kızılay, Sakarya civarında düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer arıyorsanız en doğru seçim Göksu Restaurant olacaktır. Meşhur Otlangaç'ın karşısına denk düşen mekan, hızlı ve özenli servisi, lezzetli ve fahiş olmayan fiyatları ile bölge insanlarının gönlünde çoktan taht kurmuş. Öğle saatlerindeki kalabalığa karşın hızlı ve özenli servisin sırrı yeterli sayıda personel çalıştırmak olsa gerek. Yemeklerinde etsiz çeşitlerinin az oluşu dışında kusuru yok denebilir. Akşam servisini hiç denemedim, ancak akşamları Sakarya'ya gidenlere fazla hitabetmeyebilir. Afiyet olsun. GÖKSU RESTAURANT Bayındır Sokak No: 22 / A Kızılay - ANKARA tel 312 431 47 27 - 431 22 19

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı

ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu. Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre. İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğe...

Yabancı dil öğrenmek üzerine: DuoLingo deneyimimim

kızımın çizgileri Ülkemizin kanayan yaralarından birisidir sanırım, yabancı dil öğrenmek. Onlarca kurs, yüzlerce kitap, saatlerce ders ve sonuç: anlayan (en azından anladığını düşünen) ve konuşamayan kişiler... Bir yerlerde bir sorun olduğu kesin, ama nerede? Farklı zamanlarda, 3 kez Fransızca kursuna gittim. İlk seferin ardından, aslında bir temel bilgim olmasına karşın, her seferinde en baştan başladım, hiç bilmiyormuşum gibi. Ne yazık ki kurslarda öğrendiklerim kalıcı olamadı. Şimdilerde, 70 gündür, her sabah DuoLingo ile çalışıyorum. Ücretsiz ve arada çıkan reklamlarla devam eden sürümünü kullanıyorum. Eminim farklı online dil kursları da vardır. Online platformda, kurslarda olmayan ne var diye düşününce bir kaç şey tespit ettim. Belki sizlerin de işine yarar diye paylaşıyorum: Yabancı dil öğrenmek, sürekli ve kesintisiz tekrar gerektiren bir süreç. Kurslar, sadece haftanın belli günleri, bir kaç saat için ve çoğunlukla, günün en yorgun olunan akşamlarında oluyor. ...

Eski Maltepe pazarı eski yerinde yakında bizlerle...

Ankaralılar bilir, kot pantolondan araba teybine, ara musluğundan kuruyemişe ne ararsan bulabildiğin hem de uygun fiyata bulabildiğin bir pazar var(dı): Maltepe camisinin üst tarafından pazartesi dışında (o gün semt pazarı kurulurdu) her gün hizmet veren seyyar paravanlarla ayrılmış küçük dükkancıkların oluşturduğu bir pazardı. Bu pazarın bulunduğu araziye bir alışveriş merkezi yapıldı. Ankara'nın en ilginç mimarisine sahip olduğunu düşündüğüm Malltepe Park, eski pazar esnafının ahını almıştı. Sopalarla dövüle dövüle pazar yerinden atılan esnafın tutan ahı, Malltepe Park'ı iflas noktasına getirdi. Market, dükkanlar derken hayalet alış veriş merkezine dönüştü Malltepe Park. Sonunda alış veriş merkezi yönetimi eski (kendi deyimleriyle tarihi) maltepe pazarını Malltepe Park'ın içine taşımaya karar vermiş.  Bugünlerde hummalı bir çalışma sürüyor Malltepe Park'ta. Dükkanlar alçıpanla küçük dükkancıklara bölünüyor. Öğrendiğime göre şimdiden 70'ten fazla pazar esnafı taş...

Kocadağ At Çiftliği Kocadağ Köyü / Havran

Deniz, kum, güneş tatilinden sıkıldıysanız ve Edremit körfezi civarındaysanız size süper bir alternatif: At binmek. Edremit'ten Balıkesir'e giden yol üzerindeki şirin ilçe Havran'ın Kocadağ köyünde bu mekan. Henüz dört yaşında olan iki(z) kızlarımız çok keyif aldılar at binmekten. Altınızda sizden epey güçlü b ir hayvan varken dengede durmaya çalışmak, yorucu bir o kadar da keyifli bir uğraş. Eğer hayatınızda at binmeyi hiç denemediyseniz, emin olun deneyince siz de kabul edeceksiniz, çok şey kaçırmışsınız demektir.    Kocadağ At Çitfliği'nde at binmenin yanı sıra lezzetli mutfağını da deneyebilirsiniz. Mantı, haşlama içli köfte, ızgara köfte ve elbette demleme çay. Fiyatlar derseniz bu konuda ucuz / pahalı yorumu yapmak istemiyorum. Bunun yerine bir kaç seçtiğim ürünün fiyat bilgisini paylaşacağım. Ancak, öncelikle sipariş edeceğiniz yiyeceklerin hepsinin büyük bir özenle hazırlanıp, aynı özenle servis edildiğini belirteyim. Biz mantı, içli köfte, ızgara hellim ve ...

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Ankara, ne yazık ki, içerisinden su geçen şehirlerden değil. Aslında daha doğrusunu söylersem, içerisinden geçen suların üzerini kapatıp yok eden bir kent. İncesu deresi, Kavaklı dere, Ankara çayı hep üzeri kapatılıp, halının altına süpürülen tozlar gibi gözden ırak tutulup unutulmuş kent suları. Hal böyle olunca Başkent, akar suyun kente sağlayacağı güzelliklerden yoksun. Neyse ki arayan için gizli güzellikler barındırıyor.   Anıttepe, bu gizli güzellikleri saklayan semtlerden. Anıtkabir, yılın her mevsimi caddelerden eksik olmayan turist otobüsleri, resmi bayramlarda protokol için kapatılan yollar, son dönemde sıklıkla düzenlenen mitinglere ev sahipliği yapan Tandoğan meydanı, Çankaya Belediyesi'nin  konserlerinin mekanı Anıtpark Anıttepe denildiğinde ilk aklıma gelenler. Ve tabii, geçenlerde bir yarışmada soru olarak da yöneltilen sokak isimleri: Ordular, İlk, Hedef, İleri, Ata ve Akdeniz caddesi.    Anıtkabir'in sınırını oluşturan 3 cadde bulunur: Gen...

Hüküm Gecesi / Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Seneler önce okuduğum Yaban'ı saymazsam Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan okuduğum ikinci roman oldu Hüküm Gecesi. 1926'da yazılmaya başlanılan eser, 1927'de yayınlanmış. Roman Osmanlı'nın son dönemine tanıklık eden Ahmet Kerim adlı kurgu karakterin gözünden anlatılıyor. İttihat ve Terakki'nin kabinenin içinde yer almadığı hükümet, sopalı seçim, Hürriyet ve İtilâf'ın kurduğu hükümet, Trablusgarp bozgunu, Uşi Anlaşması, Balkan bozgunu, Bab-ı Ali baskını... Anlatılsa roman olur denilen bir dönem, Hüküm Gecesi'nin tarihsel arka planı.  Romanın başkahramanı Ahmet Kerim'in Yakup Kadri'ye benzerliği dikkat çekici. Öyle ki romanın bir yerinde Ahmet Kerim İstanbul'un Sodome ve Gomore'yi andırdığını söylüyor, ki hepimiz Y. Kadri'nin aynı adlı romanını hatırlıyor. Y. Kadri'nin yaşam öyküsüne baktığımda o tarihlerde, tıpkı Ahmet Kerim gibi, gazetelerde çalıştığını okudum. Kurgu karakterler dışında Ali Kemal, Süleyman Nazif, Rıza Tevfik, Ahmet ...

ŞÖMİNE pide kebap

Mahallelerde, özellikle ara sokaklarda, gizli cennetler yer alır. Konu pide/kebapçı olunca tercihimi olabildiğince bu cennetlerden yana kullanırım. Hem lezzetli pide yersiniz hem de izzet ikram bol ve fiyatlar ucuz olur. Eskiden oturduğumuz Tuzluçayır'da birbirine yakın 3 pideci vardı. Aralarındaki rekabet en çok bizlere yarardı. Ücretsiz salata (mevsimine göre çoban ya da yeşil) hepsinin ortak ikramıydı. Farklılık yaratıp müşteriyi kendine çekmeye çalışan birisi salatanın yanında cacık ikram etmeye başlayınca diğerleri de onu izlemeye mecbur kalmıştı. Eski günler... Sizlere bu gün bahsedeceğim yer Dikmen İlker'de. Oran şehrine, dolayısıyla iş yerime yakın. Zaten genellikle haftaiçi öğlen yemeği için gidiyorum. Önce adını adresini vereyim. Şömine Kebap İlker 1. Cadde No:116/H tel: 482 40 40 / 481 41 42. Gelelim yiyecek ve ikramlara; öncelikle favori pidemi önermeyle başlayayım işe: Kuşbaşı-kaşarlı karışık. Gerçekten lezzetli yapıyorlar. Geçen gittiğimizde lahmacununu da çok b...

Dorian Gray'in Portresi / Oscar Wilde

Remzi Kitabevi'nin Ağustos 1968 tarihli ikinci baskısından okudum bu klasik romanı. Dilimize Ferhunde ve Orhan Şaik Gökyay çevirmiş. Günümüzde yapılan çeviriler daha özenli oluyor. Bu baskıda, romanda Fransızca olarak geçen kimi bölümlerin çevirisi yapılmamış. Oysa dip not şeklinde bu ifadelerin Türkçesi verilmeliydi. Dizgiye dair de sorunlar var. Sanırım yeni tarihli baskılarda bu sorunlar giderilmiştir.  Alt metinlerle, göndermelerle dolu bir roman Dorian Gray'in Portresi. Bunları bilmeden, fark etmeden de okunabilir elbette. Yayınlandığı dönem tartışmalara sebep olmuş, kimi bölümleri sansürlenmiş. Yakın tarihli baskıları, "sansürsüz" ibaresiyle okuyucuya sunulmuş.

değişiklik

Sabah uyandığımda bugünün de diğerleri gibi geçeceğini düşünmüştüm. Aynı şeyleri yapıp, aynı saatte aynı yoldan döneceğimi eve. Oysa bu gördüğünüz geçidi kullanıyorum bu kez.  Aslında bir kaç sokak değişikliği tek yaptığım. Kim bilir hangi zamanda yapılmış bu saray kompleksinin kenarındaki yapıya düşürdüm yolumu.  Küçük değişiklikler yapmak gerek hayatta. Bazen öğlen yemeği için tercih ettiğiniz mekânı, bazen kalvaltıda yediğiniz zeytini, bazen ise ev - iş - okul arasındaki sokağı.