Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum. 

Estonya - Türkiye maçına gidecekleri için Talin rehberi

Yazının başında söyleyeyim: tur rehberi ya da turizmci değilim. Talin'de dört gece beş gün geçirmiş bir mühendisim. Sayfamı takip edenler Talin'e neden gittim, ne zaman gittim hatırlayacaktır. Gelelim rehbere: Talin, Estonya'nın başkenti. Ülkenin bir buçuk milyon civarındaki nüfusunun üçte biri Talin'de yaşıyor. Kent, Avrupa'nın en kuzeyinde yer alan başkentlerden birisi. Bu yüzden hava maçın oynanacağı tarihte muhtemelen soğuk olacaktır. Ben Temmuz 2013'ün sonlarında gitmiştim Talin'e. Ankara'da 35 derece civarındaydı hava sıcaklığı. Estonya'da 20'li derecelerdeydi. Özellikle güneş battıktan sonra üşütecek kadar soğuk oluyordu.  Her Avrupa kenti gibi Talin'in de bir eski kent merkezi var. Aslına bakarsanız Almanya'nın bir çok kentinin eski kent merkezinden daha görkemli değil burası. Ortaçağdan kalma (1600'ler sanırım tam tarihi) binaları, oradakilerin anlatımıyla biraz da fakirlikten, yıkmamışlar zamanında. Merkez, neredeyse ...

Sayısal radyo: Birleşik Krallık'ta güncel durum

Uzunca bir süredir sayısal karasal televizyon yayınları konulu yazılar yayınlıyorum. Aslında sayısallaşma süreci, televizyonlar kadar radyo yayınlarını da ilgilendiriyor. Ülkemizde kısa süren bir deneme dışında pek bir çaba görülmeyen sayısal radyo, Avrupa'da, özellikle Birleşik Krallık'ta hızla yaygınlaşıyor. FM yayınlarından daha kaliteli sesin yanı sıra basit görsellerin de iletilebildiği DAB (DAB:Digital Audio Broadcast) yayınlarının bugün geldiği durumu analiz eden güncel bir rapor yayınlandı. Birleşik Krallık'ın RTÜK + BTİK'sı olarak düşünebileceğimiz Office of Communication (OFCOM) tarafından 25 Eylül (yani dün) yayınlanan rapor ilginç veriler içeriyor. Raporun tamamına buradan erişebileceğiniz hatırlattıktan sonra bana ilginç gelen bilgileri kısaca paylaşayım: BBC'nin ulusal multipleksi hanelerin %94,4'üne, ulusal ticari multipleksi %89,5'ine ulaşmış durumda. Yerel DAB multipleksleri ise %71,7'ye erişebiliyor.  Hanelerin %98'i sayısal ...

Doğazgaz satışında neden sınır var?

Günün en sıcak konularından birisi. Kartlı sayacı olan tüketiciler, mesela bendeniz, kış gelirken elindeki nakiti doğazgaza yatırıp mevsim boyunca, yaşanması kesin, fiyat artışlarından kurtulurdu. Gaz dağıtım şirketleri özelleştirilirken tüketicilerin, ne kadar karlı olduğu tartışmalı olan, bu tutumunun engellenmesine yönelik bir düzenleme yapılmış. Geçtiğimiz şubat ayında Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik değişikliği ile   “ Da ğı t ı m ş irketi, ö n ö demeli saya ç kullanan m üş terilere, benzer m üş terilerin son iki y ı l ı n ayn ı ç eyrek d ö nemlerine rastlayan do ğ al gaz kullan ı m miktarlar ı n ı n ortalamas ı n ı esas alarak, bir ay i ç erisinde, en fazla ortalama iki ayl ı k do ğ al gaz t ü ketim miktar ı kadar do ğ al gaz sat ışı yapabilir. ”   denilerek aylık gaz satışına üst limit belirleme hakkı, dağıtım şirketlerine verilmiş. Bu değişikliğin sonuçlarının neler olduğunu bu sonbahar itibariyle yaşayarak görüyoruz. Mevcut durumda aylık olarak bel...

Cemile / Orhan Kemal

Orhan Kemal bugüne kadar okumadığım yazarlarımızdandı. Cemile'nin Nisan 1958 yılında yapılan ikinci baskısını sahaftan satın aldım. Varlık yayınlarından çıkmış ikinci baskısı da. İlk yayınlanış tarihi 1952. Çukurova'da hayata odaklanmış bir roman Cemile. Romana adını veren Cemile, Boşnak göçmeni bir genç kız. Babası Malik ve abisiyle birlikte yaşıyorlar. Buna yaşamak denirse elbette. 12 saatlik fabrika mesaisinden artan zamanda uyumak, ev işlerini yapmakla geçen bir ömür. 12 saatin karşılığı da üç otuz para.  Roman, sadece Cemile ve ailesinin hayatını anlatmıyor. Fabrikanın iki ortağı üzerinden dönemin sonradan görmelerine, eğitimsiz olup paralı olmanın getirdiği güç ile iktidar kurma heveslerine de değiniliyor.  152 sayfalık roman, bol diyaloglarla ilerliyor. Uzun karakter tahlillerine ihtiyaç bırakmıyor bu özenle yazılmış diyaloglar. Karakterlerin ağızlarından özellikleri belli oluyor. Edebiyatta bu tarzın bir adı vardır herhalde ancak ben edebiyat üzerine bir eğitim al...

IBC'de öne çıkan konular

Yukarıdaki başlığa bakıp, sadeceozgur IBC'ye de gitmiş demek ki diye düşünmeniz doğal. Ne yazık ki bu yıl da gelenek bozulmadı. 1998'den bu yana çalıştığım yayıncılık dünyasının Avrupa'daki en büyük buluşması bensiz gerçekleşti. Eksikliğimi pek hissetmiyorlar demek ki hiç bir yıl davet edilmiyorum :) Şaka bir yana, yayıncılık sektörünün bir köşesinden tutan herkesi ilgilendiren gelişmelerin ilk kez duyurulduğu IBC fuarı, web sitelerindeki yorumlardan takip edebildiğim kadarıyla, bir kez daha sektöre yön vermiş.  Etkinliğe katılmayan birisi olarak tartışmaları bilmem, yazılanlardan okuduklarım kadar olanaklı. Bu bağlamda en öne çıkan konunun Ultra HD olduğunu düşünüyorum. Aşağıda bu konuya ilişkin fikirlerim var:   Ultra High Definition: Ultra diye yazmaya başlayınca aklıma gazetelerin promosyon yarışında olduğu günlerde fırsatı kaçıranlar için yayınlanan MEGA, ULTRA kuponlar geldi. Aslına bakarsanız bu ULTRA da onlar gibi bence. Benzerliği şuradan kaynaklanıyor: MEGA...

Affiliate Programları

nar çiçeği Pazarlama konusunda çalışanlar başlığın neyi ifade ettiğini bilirler. Bu alan dışında çalışanlar ise bilmeden kullanırlar " affiliate " programlarını. Sık gittiğiniz markette size verilen bir üyelik kartı ile size özel indirimler sağlanması bir örneğidir bu uygulamanın. Başka bir çok örneği verilebilir. Mesela üyesi olduğunuz dernek, tutup çeşitli kurum ve kuruluşlarla masaya oturup üyelerine avantajlar sunulmasını talep edebilir. Böylece bu derneğe üyeliğinizin maddi bir faydasını görüp dernekle aranızdaki gönüllü ilişkiyi maddi çıkarla sağlamlaştırmış olursunuz. Mezunlar dernekleri, kulüpler, köy dernekleri bu tip anlaşmalar yaparak hem üyeliği cazip hale getirmeye çalışırlar hem de mevcut üyelerinin maddi çıkar elde etmesiyle derneğe daha bir şevkle geleceklerini düşünürler.  Buraya kadar, herşeyi metalaştıran ve metalaştırdıkça da değersizleştiren kapitalizmin bir uygulaması / aldatmacası olarak görüp sessiz kalınabilir uygulamalara. Hatta, madem düzenin...

ulusal sayısal karasal lisans ihalesi neden iptal edildi?

3 Mart 2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6112 sayılı kanun sayısal karasal televizyon dönüşümü için bir takvim içeriyordu. Kanunun ilgili maddelerine göre yasanın yürürlüğe girmesinin ardından iki yıl içerisinde multipleks kapasitesi tahsis ihalelerinin bitirilmesi gerekiyordu. 2013 yılının 3 Mart 2013 tarihine geldiğimizde, yapılacak ihalelerin duyurusu bile henüz yayınlanmamıştı. İhalelere ilişkin duyuru 22 Mart 2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlandı. Yukarıda yazdığım durum, RTÜK Üyesi Sn. Esat Çıplak'ın Hürriyet Gazetesi'nde 14 Ağustos 2013 tarihinde yer alan açıklamalarına göre ihalenin iptalinin gerekçeleri arasında yer almış. Sn. Çıplak'ın açıklamalarında ihalenin iptal edilmesinin üç nedeni de yer alıyor.  Bunlar işin görünen yüzü. Arka planda neler olduğuna dair tahminlerim var elbette. Ancak bunları yazmaya cesaretim yok.  Para büyük, hesap büyük. Sadece, açıklamalara göre ihalenin iptaline neden olan gerekçelerin tüm...

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

Göksu Restaurant

Özellikle öğlen saatlerinde Kızılay, Sakarya civarında düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer arıyorsanız en doğru seçim Göksu Restaurant olacaktır. Meşhur Otlangaç'ın karşısına denk düşen mekan, hızlı ve özenli servisi, lezzetli ve fahiş olmayan fiyatları ile bölge insanlarının gönlünde çoktan taht kurmuş. Öğle saatlerindeki kalabalığa karşın hızlı ve özenli servisin sırrı yeterli sayıda personel çalıştırmak olsa gerek. Yemeklerinde etsiz çeşitlerinin az oluşu dışında kusuru yok denebilir. Akşam servisini hiç denemedim, ancak akşamları Sakarya'ya gidenlere fazla hitabetmeyebilir. Afiyet olsun. GÖKSU RESTAURANT Bayındır Sokak No: 22 / A Kızılay - ANKARA tel 312 431 47 27 - 431 22 19

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı

ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu. Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre. İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğe...

Yabancı dil öğrenmek üzerine: DuoLingo deneyimimim

kızımın çizgileri Ülkemizin kanayan yaralarından birisidir sanırım, yabancı dil öğrenmek. Onlarca kurs, yüzlerce kitap, saatlerce ders ve sonuç: anlayan (en azından anladığını düşünen) ve konuşamayan kişiler... Bir yerlerde bir sorun olduğu kesin, ama nerede? Farklı zamanlarda, 3 kez Fransızca kursuna gittim. İlk seferin ardından, aslında bir temel bilgim olmasına karşın, her seferinde en baştan başladım, hiç bilmiyormuşum gibi. Ne yazık ki kurslarda öğrendiklerim kalıcı olamadı. Şimdilerde, 70 gündür, her sabah DuoLingo ile çalışıyorum. Ücretsiz ve arada çıkan reklamlarla devam eden sürümünü kullanıyorum. Eminim farklı online dil kursları da vardır. Online platformda, kurslarda olmayan ne var diye düşününce bir kaç şey tespit ettim. Belki sizlerin de işine yarar diye paylaşıyorum: Yabancı dil öğrenmek, sürekli ve kesintisiz tekrar gerektiren bir süreç. Kurslar, sadece haftanın belli günleri, bir kaç saat için ve çoğunlukla, günün en yorgun olunan akşamlarında oluyor. ...

Eski Maltepe pazarı eski yerinde yakında bizlerle...

Ankaralılar bilir, kot pantolondan araba teybine, ara musluğundan kuruyemişe ne ararsan bulabildiğin hem de uygun fiyata bulabildiğin bir pazar var(dı): Maltepe camisinin üst tarafından pazartesi dışında (o gün semt pazarı kurulurdu) her gün hizmet veren seyyar paravanlarla ayrılmış küçük dükkancıkların oluşturduğu bir pazardı. Bu pazarın bulunduğu araziye bir alışveriş merkezi yapıldı. Ankara'nın en ilginç mimarisine sahip olduğunu düşündüğüm Malltepe Park, eski pazar esnafının ahını almıştı. Sopalarla dövüle dövüle pazar yerinden atılan esnafın tutan ahı, Malltepe Park'ı iflas noktasına getirdi. Market, dükkanlar derken hayalet alış veriş merkezine dönüştü Malltepe Park. Sonunda alış veriş merkezi yönetimi eski (kendi deyimleriyle tarihi) maltepe pazarını Malltepe Park'ın içine taşımaya karar vermiş.  Bugünlerde hummalı bir çalışma sürüyor Malltepe Park'ta. Dükkanlar alçıpanla küçük dükkancıklara bölünüyor. Öğrendiğime göre şimdiden 70'ten fazla pazar esnafı taş...

Kocadağ At Çiftliği Kocadağ Köyü / Havran

Deniz, kum, güneş tatilinden sıkıldıysanız ve Edremit körfezi civarındaysanız size süper bir alternatif: At binmek. Edremit'ten Balıkesir'e giden yol üzerindeki şirin ilçe Havran'ın Kocadağ köyünde bu mekan. Henüz dört yaşında olan iki(z) kızlarımız çok keyif aldılar at binmekten. Altınızda sizden epey güçlü b ir hayvan varken dengede durmaya çalışmak, yorucu bir o kadar da keyifli bir uğraş. Eğer hayatınızda at binmeyi hiç denemediyseniz, emin olun deneyince siz de kabul edeceksiniz, çok şey kaçırmışsınız demektir.    Kocadağ At Çitfliği'nde at binmenin yanı sıra lezzetli mutfağını da deneyebilirsiniz. Mantı, haşlama içli köfte, ızgara köfte ve elbette demleme çay. Fiyatlar derseniz bu konuda ucuz / pahalı yorumu yapmak istemiyorum. Bunun yerine bir kaç seçtiğim ürünün fiyat bilgisini paylaşacağım. Ancak, öncelikle sipariş edeceğiniz yiyeceklerin hepsinin büyük bir özenle hazırlanıp, aynı özenle servis edildiğini belirteyim. Biz mantı, içli köfte, ızgara hellim ve ...

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Ankara, ne yazık ki, içerisinden su geçen şehirlerden değil. Aslında daha doğrusunu söylersem, içerisinden geçen suların üzerini kapatıp yok eden bir kent. İncesu deresi, Kavaklı dere, Ankara çayı hep üzeri kapatılıp, halının altına süpürülen tozlar gibi gözden ırak tutulup unutulmuş kent suları. Hal böyle olunca Başkent, akar suyun kente sağlayacağı güzelliklerden yoksun. Neyse ki arayan için gizli güzellikler barındırıyor.   Anıttepe, bu gizli güzellikleri saklayan semtlerden. Anıtkabir, yılın her mevsimi caddelerden eksik olmayan turist otobüsleri, resmi bayramlarda protokol için kapatılan yollar, son dönemde sıklıkla düzenlenen mitinglere ev sahipliği yapan Tandoğan meydanı, Çankaya Belediyesi'nin  konserlerinin mekanı Anıtpark Anıttepe denildiğinde ilk aklıma gelenler. Ve tabii, geçenlerde bir yarışmada soru olarak da yöneltilen sokak isimleri: Ordular, İlk, Hedef, İleri, Ata ve Akdeniz caddesi.    Anıtkabir'in sınırını oluşturan 3 cadde bulunur: Gen...

Hüküm Gecesi / Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Seneler önce okuduğum Yaban'ı saymazsam Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan okuduğum ikinci roman oldu Hüküm Gecesi. 1926'da yazılmaya başlanılan eser, 1927'de yayınlanmış. Roman Osmanlı'nın son dönemine tanıklık eden Ahmet Kerim adlı kurgu karakterin gözünden anlatılıyor. İttihat ve Terakki'nin kabinenin içinde yer almadığı hükümet, sopalı seçim, Hürriyet ve İtilâf'ın kurduğu hükümet, Trablusgarp bozgunu, Uşi Anlaşması, Balkan bozgunu, Bab-ı Ali baskını... Anlatılsa roman olur denilen bir dönem, Hüküm Gecesi'nin tarihsel arka planı.  Romanın başkahramanı Ahmet Kerim'in Yakup Kadri'ye benzerliği dikkat çekici. Öyle ki romanın bir yerinde Ahmet Kerim İstanbul'un Sodome ve Gomore'yi andırdığını söylüyor, ki hepimiz Y. Kadri'nin aynı adlı romanını hatırlıyor. Y. Kadri'nin yaşam öyküsüne baktığımda o tarihlerde, tıpkı Ahmet Kerim gibi, gazetelerde çalıştığını okudum. Kurgu karakterler dışında Ali Kemal, Süleyman Nazif, Rıza Tevfik, Ahmet ...

ŞÖMİNE pide kebap

Mahallelerde, özellikle ara sokaklarda, gizli cennetler yer alır. Konu pide/kebapçı olunca tercihimi olabildiğince bu cennetlerden yana kullanırım. Hem lezzetli pide yersiniz hem de izzet ikram bol ve fiyatlar ucuz olur. Eskiden oturduğumuz Tuzluçayır'da birbirine yakın 3 pideci vardı. Aralarındaki rekabet en çok bizlere yarardı. Ücretsiz salata (mevsimine göre çoban ya da yeşil) hepsinin ortak ikramıydı. Farklılık yaratıp müşteriyi kendine çekmeye çalışan birisi salatanın yanında cacık ikram etmeye başlayınca diğerleri de onu izlemeye mecbur kalmıştı. Eski günler... Sizlere bu gün bahsedeceğim yer Dikmen İlker'de. Oran şehrine, dolayısıyla iş yerime yakın. Zaten genellikle haftaiçi öğlen yemeği için gidiyorum. Önce adını adresini vereyim. Şömine Kebap İlker 1. Cadde No:116/H tel: 482 40 40 / 481 41 42. Gelelim yiyecek ve ikramlara; öncelikle favori pidemi önermeyle başlayayım işe: Kuşbaşı-kaşarlı karışık. Gerçekten lezzetli yapıyorlar. Geçen gittiğimizde lahmacununu da çok b...

Dorian Gray'in Portresi / Oscar Wilde

Remzi Kitabevi'nin Ağustos 1968 tarihli ikinci baskısından okudum bu klasik romanı. Dilimize Ferhunde ve Orhan Şaik Gökyay çevirmiş. Günümüzde yapılan çeviriler daha özenli oluyor. Bu baskıda, romanda Fransızca olarak geçen kimi bölümlerin çevirisi yapılmamış. Oysa dip not şeklinde bu ifadelerin Türkçesi verilmeliydi. Dizgiye dair de sorunlar var. Sanırım yeni tarihli baskılarda bu sorunlar giderilmiştir.  Alt metinlerle, göndermelerle dolu bir roman Dorian Gray'in Portresi. Bunları bilmeden, fark etmeden de okunabilir elbette. Yayınlandığı dönem tartışmalara sebep olmuş, kimi bölümleri sansürlenmiş. Yakın tarihli baskıları, "sansürsüz" ibaresiyle okuyucuya sunulmuş.

değişiklik

Sabah uyandığımda bugünün de diğerleri gibi geçeceğini düşünmüştüm. Aynı şeyleri yapıp, aynı saatte aynı yoldan döneceğimi eve. Oysa bu gördüğünüz geçidi kullanıyorum bu kez.  Aslında bir kaç sokak değişikliği tek yaptığım. Kim bilir hangi zamanda yapılmış bu saray kompleksinin kenarındaki yapıya düşürdüm yolumu.  Küçük değişiklikler yapmak gerek hayatta. Bazen öğlen yemeği için tercih ettiğiniz mekânı, bazen kalvaltıda yediğiniz zeytini, bazen ise ev - iş - okul arasındaki sokağı.