İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
1995 yılında Ankara Altınpark'ta düzenlenen kitap fuarında imzalatmıştım Bu Ölü Kalkacak adlı kitabı. Büyük usta Vedat Türkali'den okuduğum onca roman varken neden bu kısa oyunu seçmişim hatırlamıyorum. Aradan geçen yıllar hem neden onu seçtiğimi hem de oyunun kendisini unutturmuş. Hazır evde kalmaya devam ediyorken bir kez daha okudum, 1970'lerin başında yazılan ve zamanında TRT'nin açtığı yarışmada övgüye değer bulunan Bu Ölü Kalkacak adlı oyunu. Kitapta tiyatro metninin yanısıra bir dönem güvenlik güçlerine hakaret edildiği gerekçesiyle yapılan yargılamada mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarına da yer verilmiş. Roman ve öykülerden epeyce farklı oluyor tiyatro oyunu okumak. Sahnenin dekorundan oyuncuların kıyafetlerine kadar bir çok konuda oyun yazarının notları yer alıyor. Ayrıca, oyunun süresi sı nırlı olduğu için mesajın bu süre içerisinde verilebilmesi de önemli. Kısacası tiyatro oyununu izlemek yerine okumak gibi bir değişik his oluşturuyor bende. Vedat Türka...