Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün. UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor. Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil. Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum.
Distopya, kötü gelecek tasviri olarak adlandırılıyor. Geleceğe umutsuz bakan kitaplar. Umutsuz/karamsar yerine gerçekçi demek daha doğru geliyor bana. 1984'ü okuduğumda da bunu düşünmüştüm. 1953 yılında yazılmış Fahrenheit 451. Bizim kullandığımız sıcaklık ölçü birimi Celcius'a dönüştürürsek, 232 derece. Kağıdın tutuşma sıcaklığıymış. En azından yazar Bradbury'e öyle söylenmiş, o da romanının adında kullanmış. Roman, gelecekte geçiyor ama son tüketici elektroniği fuarında, ekranı hoparlör olan, 2.5 metrelik duvar ekranlar, tam da Fahrenheit 451'de anlatılanlar gibi. Kitap okumak için ayrılan süreler, kitap okuyanların toplumun çoğunluğunca maruz bırakıldığı muamele, bilgileri heran değişebilecek mecralardan edinmemiz... Sanki gelecek, o kadar da uzak değil. Sonu ve genel havası bakımından umutsuz bir distopya değil Bradbury'nin çizdiği. Aksine, her türlü zorluğa ve baskıya karşın yılmayan bir grup insan, bir gün dünyanın kaderinin yeniden değişebileceğine ina...