İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Göz yaşları içinde bitirdiğim bir kitap oldu Heykeltraş Babam. Tankut Öktem 'in adı, belki tanıdık gelmiyor. Oysa eserlerini gördüğünüze eminim. Bir çok kentte bir çok farklı eseri bulunuyor. Kitabı yazan kızı Oylum Öktem İşözen, incelikli ve duygu dolu bir dil ile anlatmış babasını, hayatını ve eserlerini. Kitapta anılara da yer verilmiş, Tankut Hoca'nın eserlerine yansıyan kişiliğinin ipuçları da var, hayata bakışının izleri de. Tüm bunların yanı sıra, okuyanın içine işleyen ve her satırda gözleri dolduran bir özlem, babaya duyulan hasret... Hayykitap'tan Haziran 2009'da çıkmış bu kıymetli eserin ilk, ve sanırım tek, baskısını okudum. Baba olmasam da bu kadar etkilenir miydim bu kitaptan bilemiyorum ama sizlere Oylum Öktem İşözen'in babası Tankut Öktem'i anlattığı bu eseri okumanızı özellikle öneriyorum.