İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Hayatımın uzunca bir süresini kedilerle birlikte yaşadığım evlerde geçirdim. Aslına bakarsanız yirmili yaşlarımın ortalarından itibaren evimizde hep kedimiz, bazen kedilerimiz oldu. Ancak geçtiğimiz bahara kadar hiç kör kedimiz olmamıştı. Boncuk diye seslendiğimiz kediciği ÇakBiPati adlı Instagram hesabının paylaşımıyla fark ettik. Gayrettepe taraflarındaki bir veteriner kliniğinin bahçesinde mutlu mutlu yaşayan, koşup oynayan bir bebek iken geçirdiği viral bir hastalık sonucu iki gözünü de kaybetmiş. Kliniğin vicdanlı sahipleri ve çalışanları hem bakımlarını yapmışlar hem de geçici koruma altına almışlar. Evimizi paylaşmaya başladığımızda herkesten ve her şeyden korkan, ürkek, sessiz bir yavrucaktı. Eve ilk geldiği günden itibaren uzunca bir süre etrafı koklamaktan burnu düşecek sandık. Mekânın haritasını çıkartmaya çalıştığını sonra fark edebildik. Nitekim, bir süre geçince, ki sanırım bir kaç hafta sonunda, ne ürkekliği kaldı ne koklamaları. Boncuk ile yeni tanışanlar görmediğine, h...