İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Fransız Kültür kütüphanesinde Türkçe'ye çevrilmiş Fransızca kitaplar da var. Bunlardan birisi Kerdellant'ın romanı. Everest yayınlarından Mart 2004'te yayınlanmış. 272 sayfalık kitap hızlı okunanlardan. İdil Engindeniz'in tercümesi başarılı. Kimi deyimleri ve televizyon programlarını anlayacağımız şekilde çevirmiş. New York yerine Paris'te geçen bir Sex & The City şeklinde tanımlanabilecek bir roman. Baş karakterimiz Eva adlı kadın dergisinde çalışan 33 yaşında bekar Marianne. Bekar İdeal Erkek (BİE) arayışını, yakın arkadaşlarının hayatlarından kesitlerle izliyoruz roman boyunca. Karşısına çıkan BİE adaylarının hayata bakışları, kadın-erkek ilişkisi üzerine yorumları kah güldürüyor kah düşündürüyor. Uzunca sayılabilecek roman bitince geriye ne kalıyor derseniz, işin doğrusu doyurucu bir yanıtım yok. Kolaylıkla çok izlenen bir dizi ya da film haline dönüştürülebilecek, keyifle okunan ama kalıcılığı olmayan bir roman. Kafa dağıtmak için birebir.