İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Live from IBC bir seri olma yolunda ilerliyor. Dizinin ikinci yazisinda, bir kez daha Turkce karakter sorunu ile basbasayim. Ultrabook icin ayiracak butce buldugumda, ki yakin zamanda boyle bir ihtimal gorunmuyor ne yazik ki, kendi cihazimi kullanarak yazabilirim gittigim yerlerde. O gune kadar IBC Basin Merkezi bilgisayarina talime devam. Daha once defalarca yazdigim gibi bu ikinci ve buyuk olasilikla son IBC deneyimim. Hayal kirikligi seslerini duyar gibiyim uzaktan :) Evet, patron ile, ki bendeniz oluyorum bu durumda, yaptigim gorusmeler sonucu bu sene istedigim, bekledigim sonuclara ulasamazsam bundan sonra IBC etkinliklerine gelmeme karari aldim. Bekledigim sonuclar ise gerceklesirse haberdar olacaginiz seyler. Bu sabah RAI`ye gelmek icin yola ciktigimda, ki saat 08.30 civariydi, 9.30 gibi IBC`ye ulasmayi hedefliyordum. Amsterdam halkalar halinde buyuyen bir sehir. Birbirinin icene gecmis bu halkalar kanallar ile ayriliyor ve kanallar arasi gecisleri koprulerle yapiyorsun...