İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
2004 kasımından bu yana sürdürdüğüm blogumda 200. kitabın notlarını kaydetmenin mutluluğunu yaşıyorum. Sayı 200'e yaklaşınca, acaba hangi kitap 200. olacak diye merak etmiştim. Yeni keşfettiğim, Aksoy pasajındaki bir sahafta bulup satın aldığım Kaftancıoğlu'nun 1975 yılında Remzi Kitabevi tarafından basılan hikaye kitabını. 205 sayfalık kitap 15 öyküden oluşuyor. Çoğunlukla Ardahan ve köylerinde geçen yoksulluk ve yoksunluk konulu öyküler var. Aradan geçen onca yıla karşın doğunun köylerinde durumun çok değişmediğini bilmek insanı umutsuzlaştırıyor. Kaftancıoğlu, Almanya'ya gitmenin köylerde yarattığı dönüşümü iki öyküsünde işlemiş. Birisinde mezhepsel farkların, diğerinde ahlak anlayışının Almanya'ya gitmek (para olarak da okuyabilirsiniz) nasıl dağıldığını çarpıcı bir dille anlatmış. İnternette kısa bir araştırmayla kitabın baskısının tükendiğini gördüm. 1980'li yıllarda terörist bir saldırı ile öldürülen bu değerli aydının yapıtlarının yeni baskılarını ...