İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Yemek tarifi veren onlarca youtube kanalı ve blog varken sadeceozgur'de tarif yayınlamak abesle iştigal belki. Gene de ilk kez denediğim ve tadanların da beğendiği bu yemeğin tarifini, siz kıymetli okuyucularım ile paylaşmak istiyorum.
Malzemelerimizi sıralayayım öncelikle:
- Orta yağlı kıyma,
- Soğan,
- Sarmısak,
- Ekmek içi,
- Yumurta,
- Tuz, karabiber, kimyon, yeni bahar
- Patlıcan
- Salça
- Su
Köftemizi hazırlıyoruz. Bu ifade sizin için yeterli gelmediyse üzülmeyin :) Soğanları rendeliyoruz. İncecik kıyarım, rendeden de küçük olur parçalar diyorsanız, bence daha iyi olur. İncecik yapılmış soğanları kıyma, ezilmiş sarmısak ve biraz ıslatılıp suyu sıkılmış ekmek içi ile derince bir kapta karıştırıyoruz. Bu karışıma bir adet yumurta kırıp baharatlarını ilave ediyoruz. Hazırladığımız köftelik karışımı iyice alt-üst edip, tüm malzemelerin homojen dağıldığından emin oluyoruz. Burası çok önemli, karışımı köfte formuna getirmiyoruz.
Patlıcanları alacalı soyup, yani şeritler halinde soyup, dilimliyoruz. Fotograflara bakıp, ama sen alacalı soymamışsın demeyin hemen. Ben soymadım, doğru, ama sanki alacalı soyulsa daha lezzetli olur diye düşündüm. Bu yüzden, siz kıymetli okuyucularıma en doğrusunu önereyim dedim. Dilimler ne çok ince ne çok kalın olmalı. Göz kararı ya da damak zevki diyelim. Siz en doğrusunu ayarlarsınız eminim ki. Fırına girebilecek cam kapımızı güzelce yağlayıp, yemeğin en keyifli kısmına başlıyoruz.
Bir dilim patlıcan alıyoruz elimize. Bir disk şeklindeki bu patlıcan diliminin yüzeyini köfte ile kaplıyoruz. Köftenin, patlıcan diliminin sınırlarını aşmadığına dikkat etmeliyiz. Ardından, bir patlıcan daha yerleştiriyoruz ve işlem böyle sürüp gidiyor. Aralara domates ve biber dilimleri de koyabilirsiniz.
Patlıcan ve köfteleri ardarada sıralayarak oluşturduğumuz yemeğimizin, fırınlanmadan önce bir işlemi daha kaldı. Salçayı sulandırıp biraz baharatlandırarak yemeğin üzerine dökmek. Artık fırına verebiliriz.
Unutmayın, uzun pişirilmesi gereken bir yemek. Ancak sabrettiğinize değecektir. Dilerseniz, fırından almaya yakın, üzerine peynir rendeleyebilirsiniz.
Afiyet olsun...
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.