Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün. UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor. Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil. Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum.
![]() |
bu soğuk Ankara'da sıcacık bir çorba |
Mutfak işleri terapi gibi geliyor bana. Sadece pişirmek değil, bulaşığın yıkanması, derlenip toplanması, baharatlar ve bakliyatları düzenlemek... Kısaca mutfaktaki her şey.
En çok heyecanlandıran ise denemeler... Ölçüsüz, herşeyin "göz kararı", "bir çimdik" ile tarif edildiği denemeler... Bu tür denemelerin tek kusuru, tekrarının zorluğu. Göz, kendi gözünüz de olsa, aslında her seferinde başka baktığı için, onun "kararı" da farklı oluyor :)
İşte bir cumartesi sabahında giriştiğim kereviz çorbası, böyle bir deneme. Sonuçtan memnun olunca, paylaşmak istedim...
Malzemeleri sıralayayım öncelikle: Orta boy kuru soğan, iki kereviz, kerevizlerin yaprakları (saplarını kullanmadım ama maydanozdaki gibi yaprakları kullandım), tane kimyon (tane dediğime bakmayın, toz olmayan anlamında tane diyorum), tuz, zeytin yağı, 1 portakal ve 1 limonun suyu, "biraz" erişte ve "biraz" yulaf ezmesi...
İşe soğanı doğrayıp tencerede biraz su eşliğinde haşlayarak başlıyoruz. Ben soğanın pembeleşmemesi gerektiğine inananlardanım. Biraz diri kalmalı soğan, yemeğin içinde olduğunu hatırlatmalı. Siz yok olsun ve sadece lezzeti kalsın diyen çoğunluktansanız biraz yağ eşliğinde pembeleşene kadar çevirebilirsiniz.
İkinci işimiz, ki bunu soğan tenceredeyken yapmanız, çorbanın toplam yapım süresini kısaltacaktır, kereviz yapraklarını, sapları kullanmadım ben ama siz isterseniz hepsini kullanabilirsiniz, parçalayıcıdan geçirmek. Elinizde yemyeşil bir su kalacak. Ne yazık ki çorba piştiğinde bu yemyeşil renk yerini açık yeşile bırakıyor. Vakit kaybetmeden bu suyu da tencereye ekleyin. Benim gibi soğanı haşlamayı tercih ettiyseniz, zaten su eklemeniz gerekiyordur muhtemelen. Su yerine bu yeşil suyu koyun.
Kerevizleri ufak ufak doğrayın. Böyle kuşbaşı büyüklüğünde falan olmalı bence. Artık çorbanın tüm malzemesi eklendi denebilir. Kalanlar, keyfe keder şeyler, ancak unutmayın, farkı oluşturan da ayrıntılardır :)
Kimyon ve tuzu en son ekliyorum ben. Böyle olunca sanki, lezzetler daha fazla hissediliyor.
Erişte ile yulaf ezmesini de ocağı kapatmadan az önce ekliyorum. Her ikisinin de fazla pişmesine gerek yok. Kaynayan çorbanın içine atıp, ocağı kapatsanız bile pişeceklerdir.
Son olarak, portakal ve limon suyunu koyup işlemi tamamlıyoruz...
Afiyet olsun...
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.