İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Tours kenti Belediye Binası Bu yılın ilk aylarının sürpriziydi Netflix'in Türkiye'den de izlenebilir hale gelmesi. Blogumda bu gelişmeyi değerlendiren yazılar yayınladım. Buradan ve buradan onlara erişebilirsiniz. Bu kez, Netflix'te ilk kez rastladığım Türkçe seslendirmeli (dublajlı) içerikten bahsetmek istiyorum: Marseille (Marsilya) İlk sezonu oluşturan sekiz bölüm 5 Mayıs 2016 tarihinde Netflix'te yer almış . Diziyi fark edip takip etmeye başladığımda Türkçe altyazı seçeneği bulunuyordu. Bugün baktığımda ise Türkçe seslendirme seçeneğinin de eklendiğini gördüm. Oyuncuları arasında Gérard Depardieu'nün de olduğu dizi Marsilya'da 20 yıldır belediye başkanlığı yapan siyasetçinin ilişkilerini konu alıyor. Netflix'in yerelleşmesiyle ilgili yukarıdaki yazıyı yayınladığımda (31 Temmuz 2016) Broadband TV News adlı sitedeki açıklamayı okumamıştım. Kişisel gözlem ile, yeni bir diziye Türkçe seslendirme seçeneği sunmanın epey anlamlı olduğunu farke...