Ana içeriğe atla

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum. 

Digital TV CEE 2. gün

Etkinliğe "blog yazarı" sıfatıyla katılınca, bir yerde görevim haline dönüşen bu etkinlik sonrası yazıların sondan bir öncekinde sıra. Yıllar boyunca sevdiğim şeyi, profesyonel işim olarak yapmayı hayal etmiştim. Bu anlamda sporculara ve sanatçılara gıpta ile bakardım. Sonra farkettim ki aslında sevdiğim şeyi yapmamın önündeki engeller sandığımdan küçük. Bu etkinliklere katılmam ve ardından oradaki gözlemlerimi paylaşmam böyle başladı. Şimdilik etkinlik katılım ücreti ödememenin dışında organizasyon şirketlerinden destek görmüyorum. Umarım ilerleyen yıllarda diğer masraflarım konusunda da yardımcı olurlar.
Gelelim etkinliğin ikinci, benim Krakow'daki üçüncü günüme. İlk iki günün aksine üçüncü gün işin teknolojisinin yanında pazarlamasının ağırlıkta konuşulduğu sunumlarla geçti. Özellikle içerik sahiplerinin katıldığı biri ulusal diğeri uluslararası yayıncıların piyasayı nasıl gördüğüne dair paneller dikkat çekiciydi.
Günün etkileyici sunumlarından birisini MTG Group yaptı. İsveç kökenli yayıncı grubu ViaPlay, Like.TV gibi sektörün önemli girişimlerinin sahibi. İçerik satın alması bakımından Avrupa'nın lideri konumundaki grubun sunumunda pazarın değişen yüzü, çarpıcı sayılarla gösterildi. 2009 ile günümüzün kıyaslandığı slaytta 2009 yılı boyunca satılan Android işletim sistemli telefon sayısının toplamının bugünlerde günlük olarak aktive edilen Android'li cihaz kadar olduğu söylendi. 2009 ile 2013 arasında topu topu 4 yıl var ancak bu 4 yılda köprülerin altından çok sular akmış. Aynı şekilde 4 yıl önce yok denecek kadar az olan tablet sayısı, günümüzde hızla artıyor. Artan ve çeşitlenen ekranlar, televizyon tüketme alışkanlıklarını değiştiriyor. İçerik sahipleri için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor bu farklı ekran talepleri. Linear TV'de gösterilen içerik, farklı zaman dilimlerinde farklı cihazlar için yeniden pazarlanıyor. Yıllar boyu sinema endüstrisinin kullandığı bu "windowing" (pencereleme) şimdi TV dünyasında kullanılıyor. Bu pencerelemeyi kısaca açayım. Sinema filmleri öncelikle sinema salonlarında gösteriliyor. Ardından, PayTV ekranlarında para karşılığı izlettiriliyor. Sonra DVDsi çıkartılıyor. Son olarak aynı film, FTA ekranlardan izleyiciye ulaşıyor. Linear TV için de benzer bir süreç işleyecek gibi görünüyor. Doğru kurulacak modellerle sinemanın yıllar boyu yaptığı neden TV için işlemesin? Sunum, çok beğendiğim bir Çin atasözü ile bitti: "Değişim rüzgarları eserken, kimileri duvar kimisi ise rüzgar tribünü inşaa etmeyi önerir."
Arris, etkinliğe katılan global firmalardan birisiydi. Etkinlik CEE'ye özel düzenlenmiş bir etkinlik olunca katılan firmaların bölgede iş yapan yerel firmalar olması doğal. Ancak, "globalleşen dünyada" yerel bir şey kalmıyor. Yerel pazar, uluslararası oyuncular için farklı fırsatlar sunabiliyor. Arris'in Medios+ çözümü, içerik sahibi olup bunu çoklu ekrana sunmak isteyen ancak bunun için yeterli bilgisi/kaynağı olmayan ya da asıl işine, yayıncılığa, odaklanıp bu konularla ilgilenmek istemeyenlere yönelik bir ürün. 7000'den fazla çalışanıyla önemli bir oyuncu olan Arris ismini, sanırım daha sık duyacağız.
BBC Worldwide, Birleşik Krallık kamu yayıncısı BBC'nin uluslararası pazarlama / dağıtım / içerik üretimi şirketi. BBC'nin ürettiği içeriğin yanı sıra uluslararası pazarlanabilir dizileri kendisi de üretebiliyor / ürettirebiliyor. Sunum sırasında yeni bir dizilerinin fragmanını izledim ve uzun süredir televizyon izlemeyen birisi olarak bile epey etkilendim. Avrupa şirketlerinde çok imrendiğim bir şey var. Herkes ne yapacağını biliyor. Ne iş olsa yaparım abi diyen de yok, mühendis değil misin otur öğren yap diyen de.
Etkinliğin son gününde, dönüp dolaşıp temel konuya, paraya, odaklı bir sunum AtMedia tarafından gerçekleştirildi. CEE bölgesinde TV reklamları başlıklı sunumun gösterdiği kısır döngü, bizde şimdilik geçerli değil bildiğim kadarıyla. Kısır döngü şöyle:
reklam verenler ekonomik durgunluğu gerekçe gösterip reklam bütçelerinin kısıldığını söylüyor ==>
kısılan bütçeler TV gelirlerini düşürüyor ==>
düşen TV gelirleri yapımlara ayrılan bütçeyi düşürüyor ==>
düşük bütçe ile yapımların kalitesi düşüyor ==>
izlenme oranları düşüyor ==>
düşen izlenme oranları reklam fiyatlarını düşürmek için ajansların elini güçlendiriyor ve en başa dönülüyor...
AtMedia, bu kısır döngünün sonunda tüm piyasayı batıracağını vurguluyor. Bu gidişin dikkatten kaçırdığı bir diğer önemli noktanın ise yeni ekranların ölçüm dışı kalmış olması olduğuna vurgu yapıyor. Reklam pastasının artık daha fazla oyuncu arasında bölüşüldüğünü de belirten AtMedia, pastanın büyümesinin tek çıkar yol olduğunu söylüyor. Ekonominin içinden geçtiği dönemde böyle bir şey mümkün mü bilemiyorum.
İyi yaptığın işi yapmak, yaptığın işin en iyisini yapmak: PACE. Dünyanın sayılı set üstü kutusu üreticileri arasında yer alan Birleşik Krallık şirketi PACE, ufuk açıcı bir sunumla etkinlikte yar aldı. Fuar alanındaki standında yaptığımız sohbet ile belki de önümüzdeki yıllar içerisinde ülkemizde göreceğiniz bir hizmetin ilk konuşmalarını yaptık. Benim aklımdaki proje gerçekleşecek mi göreceğiz. Görmek için beklememiz gerekmeyenler ise Pace'in başardıkları. DVB-T2 / IP hibrit kutu ile kurduğu çözüm, sunumlarının son bölümünü oluşturuyordu.
Bugünden aktaracağım son sunum ev sahibinden Informa Telecoms & Media'dan. Informa'yı bilmeyenler için dünyanın dört bir yanında ofisleri olan dev bir araştırma ve organizasyon şirketi desem abartmış olmam. Gerçekten ortadoğudan avrupaya amerikadan asyaya dünyanın her bölgesinde, yerel ofisleriyle bilgi toplayan raporlar analizler üreten ve bunların yanında gelenekselleşen bir dizi etkinlik organize eden büyük bir yapı Informa. Yıllar önce, henüz düzenledikleri hiçbir etkinliğe katılmamışken çalıştığım şirketin kütüphanesinde TV Yearbook adlı istatistik kitabını görüp hayran kalmıştım. Halen üretmeye devam ettikleri dizilerden sadece bir tanesiymiş TV Yearbook. Bu etkinliğe katılmanın önemi Informa'nın paylaştığı rakamlarla bir kez daha anlaşılıyordu. Önümüzdeki yıllar multi-screen ve OTT'nin parlayacağı yıllar olacak. Content is the king sözü halen geçerliliğini korusa bile eğer doğru pazarlamıyorsanız elinizdeki içeriği sarı lira gibi tedavülden kalkabilir.
 

Yorumlar

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

Göksu Restaurant

Özellikle öğlen saatlerinde Kızılay, Sakarya civarında düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer arıyorsanız en doğru seçim Göksu Restaurant olacaktır. Meşhur Otlangaç'ın karşısına denk düşen mekan, hızlı ve özenli servisi, lezzetli ve fahiş olmayan fiyatları ile bölge insanlarının gönlünde çoktan taht kurmuş. Öğle saatlerindeki kalabalığa karşın hızlı ve özenli servisin sırrı yeterli sayıda personel çalıştırmak olsa gerek. Yemeklerinde etsiz çeşitlerinin az oluşu dışında kusuru yok denebilir. Akşam servisini hiç denemedim, ancak akşamları Sakarya'ya gidenlere fazla hitabetmeyebilir. Afiyet olsun. GÖKSU RESTAURANT Bayındır Sokak No: 22 / A Kızılay - ANKARA tel 312 431 47 27 - 431 22 19

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı

ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu. Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre. İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğe...

Yabancı dil öğrenmek üzerine: DuoLingo deneyimimim

kızımın çizgileri Ülkemizin kanayan yaralarından birisidir sanırım, yabancı dil öğrenmek. Onlarca kurs, yüzlerce kitap, saatlerce ders ve sonuç: anlayan (en azından anladığını düşünen) ve konuşamayan kişiler... Bir yerlerde bir sorun olduğu kesin, ama nerede? Farklı zamanlarda, 3 kez Fransızca kursuna gittim. İlk seferin ardından, aslında bir temel bilgim olmasına karşın, her seferinde en baştan başladım, hiç bilmiyormuşum gibi. Ne yazık ki kurslarda öğrendiklerim kalıcı olamadı. Şimdilerde, 70 gündür, her sabah DuoLingo ile çalışıyorum. Ücretsiz ve arada çıkan reklamlarla devam eden sürümünü kullanıyorum. Eminim farklı online dil kursları da vardır. Online platformda, kurslarda olmayan ne var diye düşününce bir kaç şey tespit ettim. Belki sizlerin de işine yarar diye paylaşıyorum: Yabancı dil öğrenmek, sürekli ve kesintisiz tekrar gerektiren bir süreç. Kurslar, sadece haftanın belli günleri, bir kaç saat için ve çoğunlukla, günün en yorgun olunan akşamlarında oluyor. ...

Kocadağ At Çiftliği Kocadağ Köyü / Havran

Deniz, kum, güneş tatilinden sıkıldıysanız ve Edremit körfezi civarındaysanız size süper bir alternatif: At binmek. Edremit'ten Balıkesir'e giden yol üzerindeki şirin ilçe Havran'ın Kocadağ köyünde bu mekan. Henüz dört yaşında olan iki(z) kızlarımız çok keyif aldılar at binmekten. Altınızda sizden epey güçlü b ir hayvan varken dengede durmaya çalışmak, yorucu bir o kadar da keyifli bir uğraş. Eğer hayatınızda at binmeyi hiç denemediyseniz, emin olun deneyince siz de kabul edeceksiniz, çok şey kaçırmışsınız demektir.    Kocadağ At Çitfliği'nde at binmenin yanı sıra lezzetli mutfağını da deneyebilirsiniz. Mantı, haşlama içli köfte, ızgara köfte ve elbette demleme çay. Fiyatlar derseniz bu konuda ucuz / pahalı yorumu yapmak istemiyorum. Bunun yerine bir kaç seçtiğim ürünün fiyat bilgisini paylaşacağım. Ancak, öncelikle sipariş edeceğiniz yiyeceklerin hepsinin büyük bir özenle hazırlanıp, aynı özenle servis edildiğini belirteyim. Biz mantı, içli köfte, ızgara hellim ve ...

Eski Maltepe pazarı eski yerinde yakında bizlerle...

Ankaralılar bilir, kot pantolondan araba teybine, ara musluğundan kuruyemişe ne ararsan bulabildiğin hem de uygun fiyata bulabildiğin bir pazar var(dı): Maltepe camisinin üst tarafından pazartesi dışında (o gün semt pazarı kurulurdu) her gün hizmet veren seyyar paravanlarla ayrılmış küçük dükkancıkların oluşturduğu bir pazardı. Bu pazarın bulunduğu araziye bir alışveriş merkezi yapıldı. Ankara'nın en ilginç mimarisine sahip olduğunu düşündüğüm Malltepe Park, eski pazar esnafının ahını almıştı. Sopalarla dövüle dövüle pazar yerinden atılan esnafın tutan ahı, Malltepe Park'ı iflas noktasına getirdi. Market, dükkanlar derken hayalet alış veriş merkezine dönüştü Malltepe Park. Sonunda alış veriş merkezi yönetimi eski (kendi deyimleriyle tarihi) maltepe pazarını Malltepe Park'ın içine taşımaya karar vermiş.  Bugünlerde hummalı bir çalışma sürüyor Malltepe Park'ta. Dükkanlar alçıpanla küçük dükkancıklara bölünüyor. Öğrendiğime göre şimdiden 70'ten fazla pazar esnafı taş...

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Ankara, ne yazık ki, içerisinden su geçen şehirlerden değil. Aslında daha doğrusunu söylersem, içerisinden geçen suların üzerini kapatıp yok eden bir kent. İncesu deresi, Kavaklı dere, Ankara çayı hep üzeri kapatılıp, halının altına süpürülen tozlar gibi gözden ırak tutulup unutulmuş kent suları. Hal böyle olunca Başkent, akar suyun kente sağlayacağı güzelliklerden yoksun. Neyse ki arayan için gizli güzellikler barındırıyor.   Anıttepe, bu gizli güzellikleri saklayan semtlerden. Anıtkabir, yılın her mevsimi caddelerden eksik olmayan turist otobüsleri, resmi bayramlarda protokol için kapatılan yollar, son dönemde sıklıkla düzenlenen mitinglere ev sahipliği yapan Tandoğan meydanı, Çankaya Belediyesi'nin  konserlerinin mekanı Anıtpark Anıttepe denildiğinde ilk aklıma gelenler. Ve tabii, geçenlerde bir yarışmada soru olarak da yöneltilen sokak isimleri: Ordular, İlk, Hedef, İleri, Ata ve Akdeniz caddesi.    Anıtkabir'in sınırını oluşturan 3 cadde bulunur: Gen...

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum. 

Rangers - Fenerbahçe maçı devre arası yorumlarım

Blogumda futbola dair yazı sayısı fazla değil. Böylesini ise ilk kez deniyorum. Saat itibariyle 14 Mart 2025'e girdiğimiz bu dakikalarda, İstanbul'da 3-1 kaybettiği maçın rövanşında en az iki farklı galibiyet arayan Fenerbahçe'nin ilk yarısını 1-0 önde bitirdiği maçın devre arasına dair görüşlerimi kayda geçiriyorum. İlk yarıyı tek cümle ile özetlemem gerekirse, iyi oynamasak da golü bulduk, derdim. Rangers'ın oyunun kontrolünü elinde tuttuğu, arada kalemizde tehlikeli pozisyonlara girdiği, bizimse bir türlü organize ataklar geliştiremediğimiz bir ilk yarı izledik.  İkinci yarıda, uzatmalara gitmek için iki farklı galibiyet şart. Başka bir ifade ile, gol yemeden en az bir gol daha bulmalıyız. Talisca ve El Nesri gibi her an skora katkı yapabilecek oyuncuların olduğu Fenerbahçe, bunu başaracaktır.  Maç sonu yorumlarımı da sıcağı sıcağına kaydedeceğim. 

ŞÖMİNE pide kebap

Mahallelerde, özellikle ara sokaklarda, gizli cennetler yer alır. Konu pide/kebapçı olunca tercihimi olabildiğince bu cennetlerden yana kullanırım. Hem lezzetli pide yersiniz hem de izzet ikram bol ve fiyatlar ucuz olur. Eskiden oturduğumuz Tuzluçayır'da birbirine yakın 3 pideci vardı. Aralarındaki rekabet en çok bizlere yarardı. Ücretsiz salata (mevsimine göre çoban ya da yeşil) hepsinin ortak ikramıydı. Farklılık yaratıp müşteriyi kendine çekmeye çalışan birisi salatanın yanında cacık ikram etmeye başlayınca diğerleri de onu izlemeye mecbur kalmıştı. Eski günler... Sizlere bu gün bahsedeceğim yer Dikmen İlker'de. Oran şehrine, dolayısıyla iş yerime yakın. Zaten genellikle haftaiçi öğlen yemeği için gidiyorum. Önce adını adresini vereyim. Şömine Kebap İlker 1. Cadde No:116/H tel: 482 40 40 / 481 41 42. Gelelim yiyecek ve ikramlara; öncelikle favori pidemi önermeyle başlayayım işe: Kuşbaşı-kaşarlı karışık. Gerçekten lezzetli yapıyorlar. Geçen gittiğimizde lahmacununu da çok b...

Dorian Gray'in Portresi / Oscar Wilde

Remzi Kitabevi'nin Ağustos 1968 tarihli ikinci baskısından okudum bu klasik romanı. Dilimize Ferhunde ve Orhan Şaik Gökyay çevirmiş. Günümüzde yapılan çeviriler daha özenli oluyor. Bu baskıda, romanda Fransızca olarak geçen kimi bölümlerin çevirisi yapılmamış. Oysa dip not şeklinde bu ifadelerin Türkçesi verilmeliydi. Dizgiye dair de sorunlar var. Sanırım yeni tarihli baskılarda bu sorunlar giderilmiştir.  Alt metinlerle, göndermelerle dolu bir roman Dorian Gray'in Portresi. Bunları bilmeden, fark etmeden de okunabilir elbette. Yayınlandığı dönem tartışmalara sebep olmuş, kimi bölümleri sansürlenmiş. Yakın tarihli baskıları, "sansürsüz" ibaresiyle okuyucuya sunulmuş.