İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Paradigma Yayıncılık, Oğullar ve Babaları adlı bir kitap çıkartmış Haziran 2010'da. Editörlerin önsözünden öğrendiğime göre kitap yayınlandıktan sonra kadın okuyucular, bence haklı olarak, "kızlar babalarını daha iyi anlatır, neden kızlara da babalarını yazdırmıyorsunuz" eleştirilerini iletmişler. Haziran 2011'de yayınlanan Kızlar ve Babaları'nı, okumam gerektiğine karar vermiştim. Okurken iki(z) kızım birgün beni anlatmaya kalksalar neler yazarlar diye düşündüm. Farklı yaşlarda, farklı eğitimlerde, farklı hayat görüşlerinde ve hatta farklı etnik köklerden 56 kadının babalarıyla ilgili yazdığı farklı uzunluklarda toplam 445 sayfa öyle kısa zamanda okunmuyor. Her yazı ayrı bir hayatı anlatıyor. Her hayat, okuyanı farklı yerlere götürüyor. Eski bakanlardan Meral Akşener ve besteci Anjelika Akbar'ın da aralarında olduğu 56 kadının kimilerini yazılarından (Nazlı Eray, Feyza Hepçilingirler, Sevin Okyay, Işıl Özgentürk, Nevval Sevindi) kimilerini televizyon pr...