Ana içeriğe atla

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum. 

Çocuk büyütürken başucundan eksik etmediğim kitaplar

Çocuk büyütme konusundaki deneyimim 3 yaşını bitiren ikiz kızlarımdan ibaret ve piyasadaki tüm kitapları incelemiş değilim. Evimizde konu ile ilgili kitaplar arasında en beğendiklerimi sıralayayım istedim. Belki birilerine yararı olur. Doğan yavru/lar bebekken kitaplarda aranıp okunanlar ile çocuk olmaya başladıktan (bence 2 yaş civarı) sonra aranıp okunanlar epey farklı oluyor.

Bebeklik çağlarında el altında tuttuğum kitap çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Cihangir Ertekin'in Bebek Beslenmesi ve Bakımı adlı Ada Yayınları'ndan çıkan kitabıydı. Kitabın tam adı Bebek Beslenmesi, Bakımı ve Hastalıklarında Anneye Pratik Bilgiler. Tam olarak adı gibi pratik bilgilerle dolu bir kitap. Önsözünden, bebek bakımı hakkında 20 sayfalık bir broşürle başlayan kitap macerasının 80 sayfalık bir kitapçığa oradan da 200 sayfalık bir kitaba dönüştüğünü öğreniyoruz. Bu 200 sayfalık olan kitap sanırım elimde tuttuğum 432 sayfalık son halinin ilk taslağı niteliğindeydi. 8 bölümden oluşan kitabı bebeklerin ilk hastalıklarında sık sık karıştırdık.

İndeksiyle birlikte toplam 810 sayfalık ansiklopedi kalınlığındaki Çocuğunuz Büyürken Sizi Neler Bekler, Arlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff ve Sandee E. Hathaway tarafından yazılmış. Epsilon yayınlarından çıkan kitabın çeviri editörü Dr. Dilek Tunalı. Bizdeki kitabın Şubat 2009 tarihli 9. baskısı. Kitabın başındaki uyarıyı bu yazıda da yinelemekte yarar var. Şöyle bir not düşülmüş: "Tüm çocuklar birbirinden farklıdır ve çocuğunuzda beklenmeyen bir davranış veya bir hastalık belirtisi ortaya çıktığında bu kitap hiçbir şekilde çocuk doktorunuzun veya çocuğunuzla ilgili danışmanız gereken hekimin yerini almamalıdır" Önemli bir uyarı olduğu kesin. Bu blog yazısında tanıttığım tüm kitaplar için geçerli elbette. Bu büyük hacimli kitap dört ana bölümden oluşuyor. İkinci ve üçüncü yıllar başlıklı bölüm ay ay çocukların yaşayacaklarını anlatıyor. Çocuğunuz şimdi neler yapıyor alt başlığı her ayın ilk alt başlığı. Akla gelebilecek muhtemel sorular da her ayın alt başlıkları arasında. Bu aralar bizim sıkça dönüp okuduğumuz Hiç Bitmeyen Korkunç İkiler 34-36 ayların soruları arasında. İki yaşın bunalımlı geçmesini anlatan terrible two tanımlamasını beter iki diye çevirselermiş daha uygun olurmuş sanırım. İkinci ana bölümün başlığı çocuğunuzun bakımı, sağlığı ve güvenliği. Ailede küçük çocuk ve hazır referanslar son iki ana bölümün başlıkları. Yazarların Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler ve Bebeğinizin İlk Yıllarında Sizi Neler Bekler başlıklı iki ayrı kitabının daha olduğunu hatırlatayım.

Dr. Lynn Weiss imzalı Çocuğumu Nasıl Anlarım? Çocuğunuzu Kitap Gibi Okuyun başlıklı kitap, Sinan Köseoğlu'nun çevirisi ile Beyaz Yayınları'ndan çıkmış. 297 sayfalık kitap "geçmişte yaşamış, günümüzde yaşayan ve gelecekte yaşayacak tüm ana baba ve çocuklara" denilerek aslında tüm insanlığa ithaf edilmiş. Doğumdan itibaren 6,5 yaşına kadar olan sürece ilişkin bölümlerden oluşuyor. Bölüm başlıkları 0-16 ay arası Güven, 18 ay - 3 yıl arası Kimlik, 3 -4 yaş arası Yeterlilik, 4 -5,5 yaş arası Güç ve 5-6,5 yaş arası Özdenetim. Her başlığın alt başlıklarında, çocuğunuz neler düşünüyor, neler hissediyor? bunlar aslında ne anlama geliyor? siz neler yapmalısınız ve neler yapmamalısınız sorularına verilen yanıtlar var. Bebeklikte çok gerekmese bile bu aralar dönüp dönüp baktığım bir kitap.

Favorimi sona bırakayım istedim. Bu tanıtım yazısında seçtiğim kitapların ortak özelliği bebek/çocuk büyütmeyle ilgili tek noktaya odaklanmamış olmaları. Sadece çocuk beden sağlığı, sadece çocuk psikolojisine yönelik eserler değil hiçbirisi. Daha kapsayıcı, daha her yönüyle çocuk büyütmeyle ilgili bilgiler içermeleri. Böylesi kitaplar arasında en kolay okunur, en samimi dille yazılmış olanı kuşkusuz Şule ve Yankı Yazgan çiftinin Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor? Sağlıklı büyüme ve gelişim için 250 soru - cevap adlı kitap. MediaCat kitaplarından çıkmış ve bizdeki Haziran 2010 tarihli 5. baskısı. 334 sayfalık kitap anne-baba olmak başlıklı bölümle başlıyor. Hastalıklar, Yuva Dönemi, Cinsiyet ve Cinsel Gelişim gibi 19 başlıkta yazarlara yöneltilen toplam 250 soru samimi bir dil ile yanıtlanıyor. Şule (Köse) Yazgan Hacettepe Tıp Fakültesi'nin ardınan Haseki ve Çapa'da çalışmış ve A.B.D.'de Yale Üniversitesi'nde Pediyatrik Uzmanlık programını bitirmiş. Yankı Yazgan ise Ege Tıp'ın ardından Marmara Tıp'ta genel psikiyatri uzmanlık eğitimi almış. Yale Üniversitesi'nde çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlık eğitimini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 1995 yılında doçent, 2001 yılında ise profesör olmuş. Kitaptaki sorular hemen her anne babanın aklına gelen, kimi zaman sorabilecek kimse bulamayıp internettin yarı doğru yarı yanlış bilgi denizinde boğulmasına neden olan türden. 159. sayfadaki 
"Kızım iki buçuk yapında, gece ortasında ağlayarak uyanıyor. Sakinleştirmeye çalıştıkça daha da sinirleniyor. Bir yandan ağlıyor bir yandan da bana vuruyor, sanki yabancıymışım gibi davranıyor. Bir rahatsızlığı var diye endişeleniyorum. Ne yapabilirim?"  
sorusunu okuyup, "gece terörü" diye bir kavramın varlığını öğrendiğimde duyduğum rahatlama, tek değilmişiz huzuru anlatılmaz, yaşanır. Yazarlarla aynı dili konuşmanın tek avantajı çeviriden kaynaklı anlam farklılıklarının önüne geçmek değil. Ülkemizde sık karşılaşılmayan sorunlara ilişkin sayfalarca açıklamalar yok bu kitapta.  

Yorumlar

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

Göksu Restaurant

Özellikle öğlen saatlerinde Kızılay, Sakarya civarında düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer arıyorsanız en doğru seçim Göksu Restaurant olacaktır. Meşhur Otlangaç'ın karşısına denk düşen mekan, hızlı ve özenli servisi, lezzetli ve fahiş olmayan fiyatları ile bölge insanlarının gönlünde çoktan taht kurmuş. Öğle saatlerindeki kalabalığa karşın hızlı ve özenli servisin sırrı yeterli sayıda personel çalıştırmak olsa gerek. Yemeklerinde etsiz çeşitlerinin az oluşu dışında kusuru yok denebilir. Akşam servisini hiç denemedim, ancak akşamları Sakarya'ya gidenlere fazla hitabetmeyebilir. Afiyet olsun. GÖKSU RESTAURANT Bayındır Sokak No: 22 / A Kızılay - ANKARA tel 312 431 47 27 - 431 22 19

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı

ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu. Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre. İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğe...

Yabancı dil öğrenmek üzerine: DuoLingo deneyimimim

kızımın çizgileri Ülkemizin kanayan yaralarından birisidir sanırım, yabancı dil öğrenmek. Onlarca kurs, yüzlerce kitap, saatlerce ders ve sonuç: anlayan (en azından anladığını düşünen) ve konuşamayan kişiler... Bir yerlerde bir sorun olduğu kesin, ama nerede? Farklı zamanlarda, 3 kez Fransızca kursuna gittim. İlk seferin ardından, aslında bir temel bilgim olmasına karşın, her seferinde en baştan başladım, hiç bilmiyormuşum gibi. Ne yazık ki kurslarda öğrendiklerim kalıcı olamadı. Şimdilerde, 70 gündür, her sabah DuoLingo ile çalışıyorum. Ücretsiz ve arada çıkan reklamlarla devam eden sürümünü kullanıyorum. Eminim farklı online dil kursları da vardır. Online platformda, kurslarda olmayan ne var diye düşününce bir kaç şey tespit ettim. Belki sizlerin de işine yarar diye paylaşıyorum: Yabancı dil öğrenmek, sürekli ve kesintisiz tekrar gerektiren bir süreç. Kurslar, sadece haftanın belli günleri, bir kaç saat için ve çoğunlukla, günün en yorgun olunan akşamlarında oluyor. ...

Eski Maltepe pazarı eski yerinde yakında bizlerle...

Ankaralılar bilir, kot pantolondan araba teybine, ara musluğundan kuruyemişe ne ararsan bulabildiğin hem de uygun fiyata bulabildiğin bir pazar var(dı): Maltepe camisinin üst tarafından pazartesi dışında (o gün semt pazarı kurulurdu) her gün hizmet veren seyyar paravanlarla ayrılmış küçük dükkancıkların oluşturduğu bir pazardı. Bu pazarın bulunduğu araziye bir alışveriş merkezi yapıldı. Ankara'nın en ilginç mimarisine sahip olduğunu düşündüğüm Malltepe Park, eski pazar esnafının ahını almıştı. Sopalarla dövüle dövüle pazar yerinden atılan esnafın tutan ahı, Malltepe Park'ı iflas noktasına getirdi. Market, dükkanlar derken hayalet alış veriş merkezine dönüştü Malltepe Park. Sonunda alış veriş merkezi yönetimi eski (kendi deyimleriyle tarihi) maltepe pazarını Malltepe Park'ın içine taşımaya karar vermiş.  Bugünlerde hummalı bir çalışma sürüyor Malltepe Park'ta. Dükkanlar alçıpanla küçük dükkancıklara bölünüyor. Öğrendiğime göre şimdiden 70'ten fazla pazar esnafı taş...

Kocadağ At Çiftliği Kocadağ Köyü / Havran

Deniz, kum, güneş tatilinden sıkıldıysanız ve Edremit körfezi civarındaysanız size süper bir alternatif: At binmek. Edremit'ten Balıkesir'e giden yol üzerindeki şirin ilçe Havran'ın Kocadağ köyünde bu mekan. Henüz dört yaşında olan iki(z) kızlarımız çok keyif aldılar at binmekten. Altınızda sizden epey güçlü b ir hayvan varken dengede durmaya çalışmak, yorucu bir o kadar da keyifli bir uğraş. Eğer hayatınızda at binmeyi hiç denemediyseniz, emin olun deneyince siz de kabul edeceksiniz, çok şey kaçırmışsınız demektir.    Kocadağ At Çitfliği'nde at binmenin yanı sıra lezzetli mutfağını da deneyebilirsiniz. Mantı, haşlama içli köfte, ızgara köfte ve elbette demleme çay. Fiyatlar derseniz bu konuda ucuz / pahalı yorumu yapmak istemiyorum. Bunun yerine bir kaç seçtiğim ürünün fiyat bilgisini paylaşacağım. Ancak, öncelikle sipariş edeceğiniz yiyeceklerin hepsinin büyük bir özenle hazırlanıp, aynı özenle servis edildiğini belirteyim. Biz mantı, içli köfte, ızgara hellim ve ...

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Ankara, ne yazık ki, içerisinden su geçen şehirlerden değil. Aslında daha doğrusunu söylersem, içerisinden geçen suların üzerini kapatıp yok eden bir kent. İncesu deresi, Kavaklı dere, Ankara çayı hep üzeri kapatılıp, halının altına süpürülen tozlar gibi gözden ırak tutulup unutulmuş kent suları. Hal böyle olunca Başkent, akar suyun kente sağlayacağı güzelliklerden yoksun. Neyse ki arayan için gizli güzellikler barındırıyor.   Anıttepe, bu gizli güzellikleri saklayan semtlerden. Anıtkabir, yılın her mevsimi caddelerden eksik olmayan turist otobüsleri, resmi bayramlarda protokol için kapatılan yollar, son dönemde sıklıkla düzenlenen mitinglere ev sahipliği yapan Tandoğan meydanı, Çankaya Belediyesi'nin  konserlerinin mekanı Anıtpark Anıttepe denildiğinde ilk aklıma gelenler. Ve tabii, geçenlerde bir yarışmada soru olarak da yöneltilen sokak isimleri: Ordular, İlk, Hedef, İleri, Ata ve Akdeniz caddesi.    Anıtkabir'in sınırını oluşturan 3 cadde bulunur: Gen...

Hüküm Gecesi / Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Seneler önce okuduğum Yaban'ı saymazsam Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan okuduğum ikinci roman oldu Hüküm Gecesi. 1926'da yazılmaya başlanılan eser, 1927'de yayınlanmış. Roman Osmanlı'nın son dönemine tanıklık eden Ahmet Kerim adlı kurgu karakterin gözünden anlatılıyor. İttihat ve Terakki'nin kabinenin içinde yer almadığı hükümet, sopalı seçim, Hürriyet ve İtilâf'ın kurduğu hükümet, Trablusgarp bozgunu, Uşi Anlaşması, Balkan bozgunu, Bab-ı Ali baskını... Anlatılsa roman olur denilen bir dönem, Hüküm Gecesi'nin tarihsel arka planı.  Romanın başkahramanı Ahmet Kerim'in Yakup Kadri'ye benzerliği dikkat çekici. Öyle ki romanın bir yerinde Ahmet Kerim İstanbul'un Sodome ve Gomore'yi andırdığını söylüyor, ki hepimiz Y. Kadri'nin aynı adlı romanını hatırlıyor. Y. Kadri'nin yaşam öyküsüne baktığımda o tarihlerde, tıpkı Ahmet Kerim gibi, gazetelerde çalıştığını okudum. Kurgu karakterler dışında Ali Kemal, Süleyman Nazif, Rıza Tevfik, Ahmet ...

ŞÖMİNE pide kebap

Mahallelerde, özellikle ara sokaklarda, gizli cennetler yer alır. Konu pide/kebapçı olunca tercihimi olabildiğince bu cennetlerden yana kullanırım. Hem lezzetli pide yersiniz hem de izzet ikram bol ve fiyatlar ucuz olur. Eskiden oturduğumuz Tuzluçayır'da birbirine yakın 3 pideci vardı. Aralarındaki rekabet en çok bizlere yarardı. Ücretsiz salata (mevsimine göre çoban ya da yeşil) hepsinin ortak ikramıydı. Farklılık yaratıp müşteriyi kendine çekmeye çalışan birisi salatanın yanında cacık ikram etmeye başlayınca diğerleri de onu izlemeye mecbur kalmıştı. Eski günler... Sizlere bu gün bahsedeceğim yer Dikmen İlker'de. Oran şehrine, dolayısıyla iş yerime yakın. Zaten genellikle haftaiçi öğlen yemeği için gidiyorum. Önce adını adresini vereyim. Şömine Kebap İlker 1. Cadde No:116/H tel: 482 40 40 / 481 41 42. Gelelim yiyecek ve ikramlara; öncelikle favori pidemi önermeyle başlayayım işe: Kuşbaşı-kaşarlı karışık. Gerçekten lezzetli yapıyorlar. Geçen gittiğimizde lahmacununu da çok b...

Dorian Gray'in Portresi / Oscar Wilde

Remzi Kitabevi'nin Ağustos 1968 tarihli ikinci baskısından okudum bu klasik romanı. Dilimize Ferhunde ve Orhan Şaik Gökyay çevirmiş. Günümüzde yapılan çeviriler daha özenli oluyor. Bu baskıda, romanda Fransızca olarak geçen kimi bölümlerin çevirisi yapılmamış. Oysa dip not şeklinde bu ifadelerin Türkçesi verilmeliydi. Dizgiye dair de sorunlar var. Sanırım yeni tarihli baskılarda bu sorunlar giderilmiştir.  Alt metinlerle, göndermelerle dolu bir roman Dorian Gray'in Portresi. Bunları bilmeden, fark etmeden de okunabilir elbette. Yayınlandığı dönem tartışmalara sebep olmuş, kimi bölümleri sansürlenmiş. Yakın tarihli baskıları, "sansürsüz" ibaresiyle okuyucuya sunulmuş.

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum.