İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Kış sert ve yağışlı geçti bu sene başkentte. Kar, uzun süre kalkmadı yerden. Caddeler temizlense bile sokaklar ve özellikle kaldırımlardaki kar, güneşin yüzünü göstermesini bekledi. Bu uzun ve sert geçen kış mıdır sebebi bilemiyorum ama uzunca bir süredir bloga yazı yazmadığımı farkettim. Blog yazmaya başladığım Kasım 2004'ten bu yana yazısız geçen ilk ay Şubat 2012 oldu. Bu kadar ara verince yazacaklar birikti haliyle. Neyse, geç olsun güç olmasın en azından Mart 2012 yazısız geçmesin diye bu kısa durum raporunu ekleyeyim dedim sayfaya. Merak edenler için sağlık sıhhat yerinde, biraz tembellik biraz kış uykusu. Bahar ile birlikte yeniden canlanma / canlandırma zamanı...