Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün. UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor. Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil. Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum.
İnci Aral'ın kitaplarını okumaya devam ediyorum. Bundan 3 yıl önce okuduğum üç romanının ardından Unutmak isimli anlatı tarzındaki kitabını okuyunca, yayınlanmış tüm eserlerini okumaya karar vermiştim. Üretken kalemlerden birisi olunca, bu kararı yaşama geçirmek için zamana ihtiyaç duyuyor insan. Bu günlerde, en fazla sıkıntısını çektiğim şey ise zaman.
Kadın erkek ilişkileri, evlilik, aşk, tutku, cinsellik üzerinde çokça yazılmış konular. Ölü Erkek Kuşlar ise bu çetrefilli konuları ustalıkla ele alan nadir eserlerden. Suna, Ayhan ve Onur arasındaki aşk üçgeni, karakterlerin geçmişlerine yönelik bilgilendirmeler ile anlatılıyor. Romanı, Suna'nın anlatımıyla okuyoruz. Su ve Na olarak iki ayrı anlatıcı oluyor yer yer. Klasik kız çocuk yetiştirilme kalıplarına göre şekillenmiş Suna'nın bir parçası. Evinin işlerini yapn, kocasını hoş tutmaya gayret gösteren, diğer yarısı ise bedeninin sahibi, duygularını özgürce yaşamak isteyen bir kadın. Bu iki yarının çatışmalarını tüm roman boyunca iliklerimize kadar hissediyoruz. Aşkın, bedensel tutkuların bu kadar iyi ifade edildiği başka roman okumamıştım. Ölü Erkek Kuşlar'ı okuduktan sonra Ahmet Altan'ın zamanında çok satan Aldatmak isimli eserinin yüzeyselliği bir kez daha farkedilir oldu. Altan'a haksızlık etmemek gerek, bir erkek olarak kadın gözünden aşkın anlatımı gibi, bence olanaksız, bir işe kalkışmıştı.
Aral'ın bu ilk romanının yayın tarihi Aralık 1991. Benim okuduğum Özgür Yayın tarafından yapılan ilk baskısı. Artık yalnızca sahaflarda bulunabilen bu ilk baskı 428 sayfa. Aral'ın şu anki yayınevi Turkuvaz kitap tarafından basılan cep boy hali 480 sayfaymış. Sayfa sayısının çokluğu, okumayı sevmeyen blog takipçilerimi korkutmasın. Bir kez elinize alınca, kitabın ilk çeyreğini bitirmeden elinizden bırakamıyorsunuz. Ölü Erkek Kuşlar, sadece kadın erkek ilişkileriyle ilgili değil. Arka fonda ülkemizde yaşanan 1980 darbesinin ayak seslerini, darbeyi, darbe sonrası yükselen değerleri, aydınların bu süreçte yaşadıklarını izleyebiliyoruz.
Gelelim bu yazının kritik bölümüne. Romanın düşündürdüklerine. Büyük sözler bunlar belki ancak evlilik ya da birliktelikler sırasında bir başkasına aşık olma durumu hakkında bir iki kelam edeyim istiyorum. Eğer ilişkide bir sorun varsa, her iki taraf başka arayışlara giriyor. Bu durumda başka aşklara, tutkulara kapılmak olası hale geliyor. Böylesi bir şey (yeni aşk, tutku) oluştuğunda ilişkinin bitmesi en doğrusu. Zorlamamak gerek. Bence, ilişkide sorun yok iken bir üçüncünün ilişkiyi etkileyecek düzeyde gündeme gelmesi pek mümkün değil. Eğer ortada hiç sorun yokken bir başkası ortaya çıkıyorsa, o zaman bu tutku/aşk/saplantı/bağlılık artık adını ne koyarsanız koyun, çok güçlüdür ve onun karşısında durmak olanaksızdır. Kısacası, bir ilişkide üçüncü ortaya çıkarsa ve ilişkinin taraflarından birisi o üçüncüye kapıldıysa, geçmiş ola...
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.