Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Trabzonspor U19 takımının başarısı üzerine

Bu yazıyı hazırladığım 2 Nisan 2025 günü itibariyle Trabzonspor A takımı, Süper Lig'de 27 maçta 9'ar galibiyet - mağlubiyet ve beraberlik ile 36 puan toplayarak 10. sırada yer alıyor. Trabzonspor U 19 takımı ise U 19 Elit A Ligi'nde 26 maçta 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet ile 59 puan toplayarak, lider Galatasaray'ın iki puan gerisinde ikinci sırada. Bu arada Trabzonspor U 19 takımının üç maç eksiği olduğunu ekleyeyim. Bu eksik üç maçını da kazanırsa 7 puan farkla lider olması mümkün.  UEFA Gençlik Ligi'nde yarı finale çıkan ve bu yolda İtalya'dan Juventus, Atalanta ve Inter'i eleyen takımımız, kupaya doğru emin adımlarla ilerliyor.  Trabzonspor Fatih Sultan Tekke yönetiminde U 19'daki gençleri A takıma dahil etme stratejisini uygularsa uzun süreli başarının gelmesi işten bile değil.  Gençleri bir kez daha kutluyorum. Kupayı ülkemize getireceklerine yürekten inanıyorum. 

Yeni operatör yeni abukluklar

Kontürden TL'ye geçince değiştirmeye karar verdim operatörümü. Yeni operatörümde artık faturalı bir hat sahibiyim. Sabit bir ücret ödeyerek belirli süreli dakikadan oluşan paketlerden birisine abone oldum. Abone olduğum paket için aylık 12 TL ödüyorum. Bunun karşılığında aylık her yöne 90 dakika konuşma hakkım var. Buraya kadar sorun yok. Ödediğim rakam belli karşılığında alacağım hizmet belli. Peki, ay içerisinde acaba kaç dakikalık görüşme yapmışım diye merak edip operatörün belirttiği kısa mesaj numarasından sorgulama yaparsanız bu hizmetin ( kaç dakika kaldığını sorgulamanın ) bedeli nedir? Benim tahminim bedelsiz olduğu yönündeydi. Söz konusu cep telefonu operatörleri olunca bedelsiz bir hizmet beklemenin safdillik olduğunu yaşayarak öğrendim. Aylık 12 TL'ye 90 dakika konuşma için öderken, kaç dakika diye sorgulamanın bedeli 0,99 TL. Yani ay içerisinde 3 kez sorgulama yapsanız bir üst paketin ücreti olan 15 TL ödemiş oluyorsunuz toplamda. Eğer sorgulamayı kısa mesaj yerin...

Yeni RTÜK Yasası ve sayısal karasal yayıncılığa ilişkin önemli bilgiler

Uzunca süredir hazırlıkları süren yeni Radyo Televizyon Üst Kurulu Yasası çalışmaları tamamlanarak RTÜK Kanun tasarısı Başbakanlık web sayfasına eklenmiş. İlgilenenler tasarı metnine  buradan ulaşabilir. Tasarı mevcut haliyle yasalaşırsa sayısal karasal yayıncılığa geçiş tarihiyle ile ilgili belirsizlikler ortadan kalkmış olacak. Tasarının Geçici 4. maddesinin 2. fıkrası şöyle: Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde Üst Kurulca karasal yayın lisanslarının verilmesi amacıyla sayısal televizyon multipleks kapasitesi sıralama ihalesi yapılır. Sıralama ihalesinde karasal sayısal televizyon multipleks kapasitesi tahsisine hak kazanan kuruluşlardan bir bölümüne, ihaledeki sıraları ve analog kanal kapasitesi dikkate alınarak en fazla üç yıl süreyle sayısal yayının yanı sıra analog televizyon yayını yapmalarına da imkân tanınır. Tahsisi müteakip en geç üç yıllık süre sonunda analog karasal televizyon yayınları ülke genelinde tümüyle sonlandırılır ve analog karasal...

Fenerbahçe - Trabzonspor maçının sonucu ne olur?

Maç yarın oynanacak. Skor tahminlerim hiç tutmasa bile tarihe not düşmek ve belki bir kez daha yanıldığımı görmek/göstermek adına maç 1-1 biter diyorum. İlk golü Trabzonspor atar, maçın ikinci yarısında beraberlik golü gelir. Şampiyon kim mi olur? İşte zor bir soru daha. Madem tahminde bulunuyorum devam edeyim. Maç 1-1 bitmesine karşın Fenerbahçe şampiyon olur. Bakalım bu kez tahminlerim tutacak mı?

Hayata yeniden gelmek ister misiniz?

İlk bakışta yanıtlaması kolay gibi görünmekle birlikte derinlemesine düşündüğünüzde kafanızı karıştıracak bir soru: Hayata yeniden gelmek ister misiniz? Psikiyatrist değilim. Psikoloji ile ilgili okumuşluğum da yok. Felsefe konusunda bilgim sınırlı. Sadece bir vatandaş olarak böylesi bir soruya düşünmeden vereceğim yanıt: Elbette . Düşündükten sonra ise ilk aklıma gelen ikinci gelişimdeki koşullar oluyor. Koşullar derken mesela daha önce dünyaya gelişime ilişkin bilgilere sahip olarak mı yeniden dünyaya geleceğim? Ya da dünyaya bu gelişimde ilk gelişime (yani sanırım bugüne) göre daha iyi bir konumda mı dünyaya geleceğim? Vesaire vesaire... Neyse, lafı uzatmayayım. Düşündükten sonra verdiğim yanıt ise şu ana kadar yaşadıklarımın benzerini yaşayacaksam yeniden gelirdim şeklinde oldu. Elbette bugüne kadar aldığım kararların hepsini aynı şekilde almazdım / uygulamazdım. Ama mesele o değil.

yazı aratmayan havalar

Bugünlerde havalar bir acayipleşti. Daha Mayıs ayının ilk yarısı bitmeden sıcaklık 30 dereceye yaklaştı. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün sayfasına bakınca pazar günü için (16 Mayıs 2010) tahmin edilen en yüksek sıcaklığın 32 derece olduğu görülüyor. 32 derece, eğer tahmin doğru çıkarsa, 16 mayıs için tarihte gerçekleşen en yüksek sıcaklık değeri olacak.

Anket

Bugünlerde moda. Hemen her site CHP'nin başına kim geçsin anketi düzenliyor. Ben de bir anket düzenledim. Benim sorumun CHP'nin başkanıyla ilgisi yok. Geçen senelerde de sorduğum ve aslında sonucunu az çok tahmin edebildiğim bir soru var gene. Sayfama nasıl ulaştınız. 4 yanıt seçeneği var. Google'da ararken, Takip ettiğim bir sayfa, Başka bir sayfadaki link ile ve Diğer... Bence sonuç google'da ararken çıkacak. Sanırım sonucu gene bileceğim...

Yerini seven kaktüsümüz çiçek açtı

İlkbahar doğanın kendini yenilediği bir mevsim. En azından bizim yaşamakta olduğumuz kuzey yarı kürede. Evdeki çiçeklerden kaktüs, bu baharı boş geçmedi. İki tomurcuğundan birisi patladı ve kaktüsten beklenmeyecek kadar güzel kırmızı çiçeğini açtı. Öğleden sonra Ankara güneşini görünce, hele ki bugünlerde, diğer tomurcuğunun açması için çok beklemeyeceğiz sanırım.

Trabzonspor Ziraat Türkiye Kupası'nın sahibi

1996 yılındaki unutulmaz maç aklıma geldi bugün. O maçı Ankara'da, yanlış hatırlamıyorsam Konur sokaktaki bir birahanede izlemiştik. Yanımda abim ve halamın oğlu. İkisi de koyu Fenerbahçe'li. Ben, belki abime inat, belki yaşım gereği Trabzonspor taraftarı. İlk golü hatırlıyorum. Nasıl da sevinmiştim. Sonra gelen beraberlik golü ve yüklenmeye devam eden Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor. İzlerken biz hayretlere düşmüştük. Az kalsın maça gidecektim bir de. İkinci gol sonrası şaşkınlık, hüzün, isyan. Ve bence takım için dönüm noktası. Kıl payı kaçan şampiyonluk. Tarih 5 Mayıs 1996. Bugün aradan geçen 14 yıl sonra artık soranlara takım tutmadığını söyleyen ben, halen Fenerbahçe'nin koyu taraftarı abim ve halamın oğlu. Şimdi 14 yıl öncesine göre radikal değişikliklere uğramış hayatlarımız ve bir kez daha final niteliğinde bir maç: Trabzonspor-Fenerbahçe. Bu kez lig finali olmasa bile Ziraat Türkiye Kupası finali. Trabzon'da değil maç, Siirt'te. Bu kez izleyemedim maç...

İnternet tarayıcısının giriş sayfası kilitlendi mi?

Benim başıma gelmemiş olsa bile yakınlarımın kullandıkları bilgisayarlarda sıklıkla karşılaştığım bir sorun. Çeşitli uyduruk siteler, reklam trafiğini kendilerine çekebilmek için google'ın arama sayfasının benzerini oluşturup bilgisayarların internet tarayıcısı programlarının açılış sayfalarını kilitliyorlar. Ne zaman internet tarayıcısını açsanız bu uyduruk siteleri ziyaret etmiş oluyorsunuz. Açılış sayfanızı, başka bir ifadeyle giriş sayfanızı (home page) değiştirmenize de engel olunuyor. Açılış sayfasının yazılı olduğu bölge gri hale getirilmiş oluyor. Can sıkıcı, bilgisayarınızı yavaşlatan bir durum. Öncelikle bilmeniz gereken tek olmadığınız. Kullanıcıları bu sorunlardan kurtarmak için bir program var. Ücretsiz sürümünü indirip kullandım. Herhangi bir sorun ile karşılaşmadım. Kilitli açılış sayfası problemini çözdü. Başka işler için de kullanabileceğiniz özelliklere sahip bir program. Adı: Browser Hijack Recover (BHR). Adresini aşağıya yazdım. Umarım benzer sorunlarla kar...

Ankara'yı fotograflamaya devam: Dikmen Vadisi

Epey zaman önce yapmak istediğim Ankara'nın fotograflarını çekme projemi, yavaş yavaş da olsa hayata geçiyorum. Daha önce Picasa'daki Ankara albümüne eklediğim fotograflara, olabildiğince doğru, harita bilgisi ekledim. Yeni fotograf makinelerinin kimilerinde çekilen fotografın koordinat bilgileri de kaydediliyormuş. Benim kullanmakta olduğum makinenin ( Canon PowerShot A590IS ) böyle bir özelliği yok ne yazık ki. Bu nedenle harita bilgilerinde küçük kaymalar olabilir. Gene de genel anlamda fikir verecektir. Bugünkü fotograflar Dikmen Vadisi'ne ait. Ankara'nın iki eski semti arasında kalan vadi etap etap yenileniyor. Dikmen ile Ayrancı semtleri arasında kalan vadinin adı neden Ayrancı vadisi değil de Dikmen vadisi bilemiyorum. Belki Dikrancı ya da Aymen vadisi olmalıydı iki semte de haksızlık olmasın diye. Yeşilin farklı tonlarda ağaçlar, çiçeklerle süslü, bebek arabası ve tekerlekli sandalyelerin rahatça geçebileceği rampalarla dolu yürüyüş alanı ve ortasında havuzlar,...

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

Göksu Restaurant

Özellikle öğlen saatlerinde Kızılay, Sakarya civarında düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer arıyorsanız en doğru seçim Göksu Restaurant olacaktır. Meşhur Otlangaç'ın karşısına denk düşen mekan, hızlı ve özenli servisi, lezzetli ve fahiş olmayan fiyatları ile bölge insanlarının gönlünde çoktan taht kurmuş. Öğle saatlerindeki kalabalığa karşın hızlı ve özenli servisin sırrı yeterli sayıda personel çalıştırmak olsa gerek. Yemeklerinde etsiz çeşitlerinin az oluşu dışında kusuru yok denebilir. Akşam servisini hiç denemedim, ancak akşamları Sakarya'ya gidenlere fazla hitabetmeyebilir. Afiyet olsun. GÖKSU RESTAURANT Bayındır Sokak No: 22 / A Kızılay - ANKARA tel 312 431 47 27 - 431 22 19

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı

ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu. Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre. İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğe...

Yabancı dil öğrenmek üzerine: DuoLingo deneyimimim

kızımın çizgileri Ülkemizin kanayan yaralarından birisidir sanırım, yabancı dil öğrenmek. Onlarca kurs, yüzlerce kitap, saatlerce ders ve sonuç: anlayan (en azından anladığını düşünen) ve konuşamayan kişiler... Bir yerlerde bir sorun olduğu kesin, ama nerede? Farklı zamanlarda, 3 kez Fransızca kursuna gittim. İlk seferin ardından, aslında bir temel bilgim olmasına karşın, her seferinde en baştan başladım, hiç bilmiyormuşum gibi. Ne yazık ki kurslarda öğrendiklerim kalıcı olamadı. Şimdilerde, 70 gündür, her sabah DuoLingo ile çalışıyorum. Ücretsiz ve arada çıkan reklamlarla devam eden sürümünü kullanıyorum. Eminim farklı online dil kursları da vardır. Online platformda, kurslarda olmayan ne var diye düşününce bir kaç şey tespit ettim. Belki sizlerin de işine yarar diye paylaşıyorum: Yabancı dil öğrenmek, sürekli ve kesintisiz tekrar gerektiren bir süreç. Kurslar, sadece haftanın belli günleri, bir kaç saat için ve çoğunlukla, günün en yorgun olunan akşamlarında oluyor. ...

Eski Maltepe pazarı eski yerinde yakında bizlerle...

Ankaralılar bilir, kot pantolondan araba teybine, ara musluğundan kuruyemişe ne ararsan bulabildiğin hem de uygun fiyata bulabildiğin bir pazar var(dı): Maltepe camisinin üst tarafından pazartesi dışında (o gün semt pazarı kurulurdu) her gün hizmet veren seyyar paravanlarla ayrılmış küçük dükkancıkların oluşturduğu bir pazardı. Bu pazarın bulunduğu araziye bir alışveriş merkezi yapıldı. Ankara'nın en ilginç mimarisine sahip olduğunu düşündüğüm Malltepe Park, eski pazar esnafının ahını almıştı. Sopalarla dövüle dövüle pazar yerinden atılan esnafın tutan ahı, Malltepe Park'ı iflas noktasına getirdi. Market, dükkanlar derken hayalet alış veriş merkezine dönüştü Malltepe Park. Sonunda alış veriş merkezi yönetimi eski (kendi deyimleriyle tarihi) maltepe pazarını Malltepe Park'ın içine taşımaya karar vermiş.  Bugünlerde hummalı bir çalışma sürüyor Malltepe Park'ta. Dükkanlar alçıpanla küçük dükkancıklara bölünüyor. Öğrendiğime göre şimdiden 70'ten fazla pazar esnafı taş...

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Ankara, ne yazık ki, içerisinden su geçen şehirlerden değil. Aslında daha doğrusunu söylersem, içerisinden geçen suların üzerini kapatıp yok eden bir kent. İncesu deresi, Kavaklı dere, Ankara çayı hep üzeri kapatılıp, halının altına süpürülen tozlar gibi gözden ırak tutulup unutulmuş kent suları. Hal böyle olunca Başkent, akar suyun kente sağlayacağı güzelliklerden yoksun. Neyse ki arayan için gizli güzellikler barındırıyor.   Anıttepe, bu gizli güzellikleri saklayan semtlerden. Anıtkabir, yılın her mevsimi caddelerden eksik olmayan turist otobüsleri, resmi bayramlarda protokol için kapatılan yollar, son dönemde sıklıkla düzenlenen mitinglere ev sahipliği yapan Tandoğan meydanı, Çankaya Belediyesi'nin  konserlerinin mekanı Anıtpark Anıttepe denildiğinde ilk aklıma gelenler. Ve tabii, geçenlerde bir yarışmada soru olarak da yöneltilen sokak isimleri: Ordular, İlk, Hedef, İleri, Ata ve Akdeniz caddesi.    Anıtkabir'in sınırını oluşturan 3 cadde bulunur: Gen...

Kocadağ At Çiftliği Kocadağ Köyü / Havran

Deniz, kum, güneş tatilinden sıkıldıysanız ve Edremit körfezi civarındaysanız size süper bir alternatif: At binmek. Edremit'ten Balıkesir'e giden yol üzerindeki şirin ilçe Havran'ın Kocadağ köyünde bu mekan. Henüz dört yaşında olan iki(z) kızlarımız çok keyif aldılar at binmekten. Altınızda sizden epey güçlü b ir hayvan varken dengede durmaya çalışmak, yorucu bir o kadar da keyifli bir uğraş. Eğer hayatınızda at binmeyi hiç denemediyseniz, emin olun deneyince siz de kabul edeceksiniz, çok şey kaçırmışsınız demektir.    Kocadağ At Çitfliği'nde at binmenin yanı sıra lezzetli mutfağını da deneyebilirsiniz. Mantı, haşlama içli köfte, ızgara köfte ve elbette demleme çay. Fiyatlar derseniz bu konuda ucuz / pahalı yorumu yapmak istemiyorum. Bunun yerine bir kaç seçtiğim ürünün fiyat bilgisini paylaşacağım. Ancak, öncelikle sipariş edeceğiniz yiyeceklerin hepsinin büyük bir özenle hazırlanıp, aynı özenle servis edildiğini belirteyim. Biz mantı, içli köfte, ızgara hellim ve ...

Hüküm Gecesi / Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Seneler önce okuduğum Yaban'ı saymazsam Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan okuduğum ikinci roman oldu Hüküm Gecesi. 1926'da yazılmaya başlanılan eser, 1927'de yayınlanmış. Roman Osmanlı'nın son dönemine tanıklık eden Ahmet Kerim adlı kurgu karakterin gözünden anlatılıyor. İttihat ve Terakki'nin kabinenin içinde yer almadığı hükümet, sopalı seçim, Hürriyet ve İtilâf'ın kurduğu hükümet, Trablusgarp bozgunu, Uşi Anlaşması, Balkan bozgunu, Bab-ı Ali baskını... Anlatılsa roman olur denilen bir dönem, Hüküm Gecesi'nin tarihsel arka planı.  Romanın başkahramanı Ahmet Kerim'in Yakup Kadri'ye benzerliği dikkat çekici. Öyle ki romanın bir yerinde Ahmet Kerim İstanbul'un Sodome ve Gomore'yi andırdığını söylüyor, ki hepimiz Y. Kadri'nin aynı adlı romanını hatırlıyor. Y. Kadri'nin yaşam öyküsüne baktığımda o tarihlerde, tıpkı Ahmet Kerim gibi, gazetelerde çalıştığını okudum. Kurgu karakterler dışında Ali Kemal, Süleyman Nazif, Rıza Tevfik, Ahmet ...

ŞÖMİNE pide kebap

Mahallelerde, özellikle ara sokaklarda, gizli cennetler yer alır. Konu pide/kebapçı olunca tercihimi olabildiğince bu cennetlerden yana kullanırım. Hem lezzetli pide yersiniz hem de izzet ikram bol ve fiyatlar ucuz olur. Eskiden oturduğumuz Tuzluçayır'da birbirine yakın 3 pideci vardı. Aralarındaki rekabet en çok bizlere yarardı. Ücretsiz salata (mevsimine göre çoban ya da yeşil) hepsinin ortak ikramıydı. Farklılık yaratıp müşteriyi kendine çekmeye çalışan birisi salatanın yanında cacık ikram etmeye başlayınca diğerleri de onu izlemeye mecbur kalmıştı. Eski günler... Sizlere bu gün bahsedeceğim yer Dikmen İlker'de. Oran şehrine, dolayısıyla iş yerime yakın. Zaten genellikle haftaiçi öğlen yemeği için gidiyorum. Önce adını adresini vereyim. Şömine Kebap İlker 1. Cadde No:116/H tel: 482 40 40 / 481 41 42. Gelelim yiyecek ve ikramlara; öncelikle favori pidemi önermeyle başlayayım işe: Kuşbaşı-kaşarlı karışık. Gerçekten lezzetli yapıyorlar. Geçen gittiğimizde lahmacununu da çok b...

Dorian Gray'in Portresi / Oscar Wilde

Remzi Kitabevi'nin Ağustos 1968 tarihli ikinci baskısından okudum bu klasik romanı. Dilimize Ferhunde ve Orhan Şaik Gökyay çevirmiş. Günümüzde yapılan çeviriler daha özenli oluyor. Bu baskıda, romanda Fransızca olarak geçen kimi bölümlerin çevirisi yapılmamış. Oysa dip not şeklinde bu ifadelerin Türkçesi verilmeliydi. Dizgiye dair de sorunlar var. Sanırım yeni tarihli baskılarda bu sorunlar giderilmiştir.  Alt metinlerle, göndermelerle dolu bir roman Dorian Gray'in Portresi. Bunları bilmeden, fark etmeden de okunabilir elbette. Yayınlandığı dönem tartışmalara sebep olmuş, kimi bölümleri sansürlenmiş. Yakın tarihli baskıları, "sansürsüz" ibaresiyle okuyucuya sunulmuş.

değişiklik

Sabah uyandığımda bugünün de diğerleri gibi geçeceğini düşünmüştüm. Aynı şeyleri yapıp, aynı saatte aynı yoldan döneceğimi eve. Oysa bu gördüğünüz geçidi kullanıyorum bu kez.  Aslında bir kaç sokak değişikliği tek yaptığım. Kim bilir hangi zamanda yapılmış bu saray kompleksinin kenarındaki yapıya düşürdüm yolumu.  Küçük değişiklikler yapmak gerek hayatta. Bazen öğlen yemeği için tercih ettiğiniz mekânı, bazen kalvaltıda yediğiniz zeytini, bazen ise ev - iş - okul arasındaki sokağı.