İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
İran'dan kaçmak zorunda kalan ve şimdilerde Fransa'da yaşayan, ancak ne Avrupalı olabilen ne İran'da kalabilen bir dünya vatandaşının gözünden İran'da yaşanan süreç. Siyah beyaz çizgi sinema olarak anlatılan hikaye oldukça etkileyici. Festivallerde gösterildikten sonra, ülkemizin özel konumu nedeniyle olsa gerek, sinema salonlarında da ilgiyle karşılanmıştı. Sinemada izlemiş ve izledikten sonra yorumlamıştım. Sinemada izleyememiş olanlar için kaçırılmayacak fırsat: Persepolis 14 Mayıs 2008 Çarşamba gecesi 22.15'ten itibaren CNBC-e kanalında gösterilecek.
Hazır Persepolis nedeniyle yazı yazmışken Doğuş grubu kanallarına ilişkin bir iki tespit yapayım. NTV, ilk kurulduğunda Türkiye'de haber ağırlıklı kanal yoktu. İyi hatırlıyorum çünkü hemen hemen aynı zamanlarda ben de yayın dünyasının içine girmiştim, kıyısından köşesinden olsa bile. Teknik ağırlıklı işim doğrudan yayın ile ilgili değildi. Yıllar içerisinde NTV'nin rakipleri çıktı, ben de yayının ortasında bir iş yapmaya başladım. O zamanlardan beri daha yakın izlerim televizyonları. Spikerler daha önce hangi kanaldaydı, hangi kuşakta haber sunardı çoğunu bilirim. NTV, saygın ve kurumsal kimliğini oluşturmuş bir haber kanalı. Gerçek anlamda haber niteliği taşıyan tüm gelişmeleri olabildiğince tarafsız gözle izleyicilerine duyuruyor. Bu anlamda İngiliz BBC ile kıyaslanabilir seviyededir. Elbette BBC'nin olanaklarından yoksun olan, reklam dışında doğrudan gelire sahip olmayan bir ticari kanalın İngiltere kamu yayıncısı ile kıyaslanması hiç adil olmaz.
CNBC-e, özellikle TRT2'nin kültür sanat kanalı olma özelliğini yitirmesiyle (ki son dönemde sevinerek görüyorum ki bu özelliğine geri döndü) iyi eğitimli, iyi gelirli işlerde çalışan, kentli beyaz yakalıların kanalı haline gelmiş durumda. Bu özelliğini dünyada takip edilen dizileri zamanında yayına sokarak kazandı. Ayrıca dünya sinemasından, ustalara saygı gibi TRT 2'den tanıdık kuşaklarla sinemayı evde de izlenir hale getirdi.
Tematik (konulu) kanalların nasıl olması gerektiğinin somut göstergesi belkide Doğuş grubu kanalları. Biz izleyiciler açısından bu gibi iyi yayıncıların olması bir şans. Sayılarının artmasını dilemekten başka yapabileceğimiz yok...
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.