İkinci yarıya çok daha istekli başladı Fenerbahçe. İkinci gol için rakip kaleye yüklenirken yaptığı ataklar özellikle sol kanatta Kostiç'in yaptığı ortalara dayanıyordu. 60 ile 65. dakikalar arasında Rangers beraberlik golüne çok yaklaşsa da savunma ve kaleci İrfan Can'ın gününde olması umutlarımızı sürdürmeye yetti. İkinci gol, sağ kanattan gelişen atak sonucu geldi. İkinci golün ardından J ose Mourinho'nun yaptığı değişiklikler ile çok daha baskılı bir futbol ortaya koyduk. Üçüncü gole çok yaklaştığımız ataklar olsa da ne yazık ki şutlar kaleyi bulmadı. Rangers'ın arada bulduğu net fırsatlarda ise İrfan Can başarılıydı. Şimdi uzatmalarda ve belki de penaltı atışlarında belirlenecek tur atlayan takım. Uzun zamandır izlediğim en heyecanlı ikinci yarı olduğunu ekleyerek notlarımı sonlandırayım. Sonuç ne olursa olsun, 3-1'lik ilk maçı çevirmeyi başardı Fenerbahçe. Tebrikler, umarım turu geçen taraf olmayı da başarırlar.
Bu sayfalarda teknik konuları yazmamayı düşünüyordum. Ancak sayfaya yeni ekleme yapmanın kolaylığı bu fikrimi değiştirdi. Bu yazıda yayıncılık sektöründe yeni teknolojilerden, özellikle "etkileşimli televizyon" (eTV) dan söz etmek istiyorum.
İngilizcesi "Interactive Television". İngilizcesini biraz zorunluluktan yazdım. İnteraktif televizyon, olarak Türkçe'mize girmeye çalışan bir kavram çünkü. Oysa etkileşimli daha anlaşılır ve daha Türkçe. Neyse, kelime tartışmasını geçersek konuyu anlatmak için başlangıç noktam Digitürk oluyor hep.
Türkiye'de, eTV uygulamasını yapan bir tek Digitürk var. Digitürk aboneleri bilirler, televizyonları ve televizyon üstü kutularını (STB) kullanarak bankacılık işlemi yapabilirler, e-mektup alıp gönderebilirler, oyun kanallarında oyun oynayabilirler. Bu işlemleri yapmalarını sağlayan eTV yayınlarını almaya uygun STB'leri ve Digitürk'ün yaptığı eTV yayınıdır.
İşin mutfağında gene her taşın altından çıkan Java var. Gerçekten de Sun Microsystem ilk duyurduğunda bu kadar yaygınlaşacağına kendisi de inanmamıştı büyük olasılıkla. Aslında Java, "platform bağımsız bir dil geliştirelim ki evdeki çeşitli cihazlar birbirleri ile haberleşebilsin" düşüncesiyle geliştirilmiş. Ancak beklenen olmamış. Ev içi otomasyon beklenildiği kadar hızlı gelişmemiş. Tam "proje başarısız oldu" diye düşünülürken, yüzyılın buluşu ortaya çıkmış: İnternet. Sun, çok akıllıca davranıp projeyi (Java) internet görüntüleyicilerinde (browser) kullanmaya başlamış ve şu an cep telefonundan el bilgisayarına, her yerde sorunsuz çalışan Java uygulamaları geliştirilmiş. eTV teknolojisi de Java'ya dayanıyor.
STB üzerinde Java ile geliştirilmiş "middleware" yazılımı var. Bu yazılım için çeşitli standartlar var. MHEG-5, MHP, Liberate, OpenTV bunlardan bir kaçı. Digitürk STB'leri OpenTV standartını kullanıyor. Dünyadaki gelişmelere baktığımızda MHP (Multimedia Home Platform) çok hızla gelişiyor. Özellikle Avrupa Yayın Birliği (EBU), Avrupa Birliği (EU) standart olarak MHP'yi desteklediklerini açıklamaları diğer standartların MHP uyumlu olmalarını gerektirecek gibi görünüyor.
eTV ile neler yapılabilir? Neredeyse aklınıza ne gelirse. Belgesel izlerken bir konuda ek bilgi gereksiniminizi karşılayabilirsiniz ya da dizideki oyuncunun üzerindeki kıyafeti sipariş edebilirsiniz. Turizm merkezlerini tanıtan bir programı izlerken rezervasyon yaptırabilirsiniz. Ya da futbol maçının tamamını kale arkası kamerasından izleyebilirsiniz. eTV'nin sınırları hayal gücünüze bağlı.
Avrupa'da İngiltere, Almanya ve Kuzey Avrupa ülkeleri başta olmak üzere İtalya, Fransa ve Benelüks ülkeleri dahil bir çok yerde eTV yayını var. Dünyada da Kore'den, ABD'ye bir çok ülke eTV uygulamalarına başlamış durumda.
Konu ile ilgili en iyi web sitesi:
http://www.interactivetelevisionproduction.com
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.